ABD Yüksek Mahkemesi, Donald Trump yönetiminin federal ajans başkanlarını görevden alma yetkisini genişleten bir karara imza attı. Mahkeme, Federal Ticaret Komisyonu (FTC) üyesi Rebecca Slaughter'ın görevden alınmasıyla ilgili davada, başkanın ajans başkanlarını keyfi olarak görevden alabileceğine hükmetti. Bu karar, 1935'ten bu yana süregelen ve başkanın yürütme gücünü sınırlayan emsal kararları geçersiz kılıyor. Ancak aynı gün, mahkeme posta yoluyla oy pusulalarının geçerliliği konusunda Trump yönetimine karşı bir karar daha verdi. Mahkeme, Wisconsin'deki posta yoluyla oy pusulalarının sayılmasına izin veren alt mahkeme kararını onadı. Trump, seçim güvenliği gerekçesiyle posta oylarına karşı çıkıyordu. Bu iki karar, başkanlık gücünün sınırları ve seçim güvenliği tartışmalarını bir kez daha alevlendirdi.
Kararın arka planı: Rebecca Slaughter davası
Rebecca Slaughter, Obama döneminde atanan bir FTC üyesiydi. Trump, 2018'de onu görevden almak istedi ancak federal yasalar, başkanın ajans üyelerini ancak belirli nedenlerle görevden alabileceğini öngörüyordu. Slaughter, görevden alınmasının yasa dışı olduğunu savunarak dava açtı. Yüksek Mahkeme, 6-3 oyla başkanın ajans başkanlarını istediği zaman görevden alabileceğine karar verdi. Bu karar, bağımsız federal ajansların bağımsızlığını zayıflatıyor ve başkana geniş bir yetki tanıyor.
Posta oyları kararı ve seçim güvenliği
Mahkeme, Wisconsin'deki posta yoluyla oy pusulalarının geçerliliği konusunda Trump yönetiminin itirazını reddetti. Trump, posta oylarının hileye açık olduğunu iddia ediyordu ancak mahkeme, bu iddiaları dayanaksız bularak alt mahkemenin kararını onadı. Bu karar, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde kritik bir emsal oluşturuyor. Uzmanlar, posta oylarının seçime katılımı artırdığını ancak güvenlik endişelerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Öte yandan, Pasifik Okyanusu'nda sekiz gün kaybolan bir adamın kurtarılma hikayesi de gündemdeydi. 45 yaşındaki Avustralyalı John Smith, balıkçı teknesinden düştükten sonra bir can salıyla sekiz gün boyunca okyanusta sürüklendi. Susuzluğa ve güneş yanıklarına rağmen hayatta kalmayı başaran Smith, bir kargo gemisi tarafından kurtarıldı. Smith'in hikayesi, hayatta kalma becerilerinin önemini bir kez daha hatırlattı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Yüksek Mahkemesi'nin bu kararları, başkanlık sistemine sahip ülkeler için önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye'de de başkanlık sisteminin güçler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı üzerindeki etkileri sıkça tartışılıyor. Mahkemenin başkana geniş yetkiler tanıması, Türkiye'deki benzer tartışmaları akıllara getiriyor. Ayrıca posta oyları konusundaki karar, seçim güvenliği ve katılımı arasındaki dengeyi vurguluyor. Türkiye'de de seçim sisteminin güvenilirliği ve oy kullanma yöntemleri zaman zaman gündeme geliyor. Bu gelişmeler, demokratik süreçlerin işleyişi açısından evrensel dersler içeriyor.