ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın doğum yoluyla vatandaşlık hakkını kısıtlayan başkanlık kararnamesini oybirliğiyle anayasaya aykırı bularak iptal etti. Mahkeme, 14. Anayasa Değişikliği'nin açık hükmüne atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nde doğan herkesin otomatik olarak ABD vatandaşı olduğunu teyit etti. Söz konusu kararname, Trump yönetimi tarafından 2025 yılı başında imzalanmış ve belgesiz göçmen çocuklarının vatandaşlığını engellemeyi hedefliyordu.
Kararnamenin İçeriği ve Hukuki Süreç
Trump'ın imzaladığı başkanlık kararnamesi, ABD'de doğan ancak ebeveynleri yasal statüye sahip olmayan çocukların vatandaşlık başvurularını reddetmeyi öngörüyordu. Beyaz Saray, bu adımıyla sınır güvenliğini artırmayı ve 'vatandaşlık turizmi'ni engellemeyi amaçladığını açıklamıştı. Ancak kararname, yürürlüğe girer girmez bir dizi sivil toplum kuruluşu ve eyalet tarafından dava edildi. Alt mahkemeler, kararnamenin Anayasa'nın 14. Değişikliği'ne aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmesini durdurmuş, Yüksek Mahkeme de bu kararı onayladı.
Yüksek Mahkeme'nin karar metninde, 'Anayasa'nın açık metni ve 150 yılı aşkın içtihadı, ABD'de doğan herkesin vatandaşlığını garanti altına almıştır. Başkanlık kararnamesi bu temel ilkeyi ihlal etmektedir' ifadelerine yer verildi. Mahkeme ayrıca, başkanlık yetkilerinin sınırlarını aşan bu tür düzenlemelerin ancak Anayasa değişikliği yoluyla yapılabileceğini vurguladı.
Siyasi Yankılar ve Göç Politikalarına Etkisi
Karar, ABD iç siyasetinde derin bölünmeleri bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Demokratlar ve göçmen hakları savunucuları, Yüksek Mahkeme'nin kararını 'anayasal düzenin zaferi' olarak nitelerken, Trump'ın destekçileri ve muhafazakar kesim, mahkemeyi 'yargısal aktivizm'le suçladı. Trump, yaptığı yazılı açıklamada, 'Yüksek Mahkeme yine halkın iradesine karşı çıktı. Bu karar, sınırlarımızı koruma çabalarımıza büyük darbe vurdu' dedi.
Uzmanlar, bu kararın sadece Trump'ın ikinci dönemindeki göç politikalarını değil, aynı zamanda 2026 ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti'nin stratejisini de etkileyeceğini belirtiyor. Öte yandan, Demokrat Parti'nin önde gelen isimlerinden Senatör Chuck Schumer, kararı 'Amerikan değerlerinin teyidi' olarak değerlendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu karar, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde doğrudan bir etki yaratmasa da, ABD'deki göç tartışmalarının küresel yansımaları açısından önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda göçmen ve mülteci politikaları konusunda uluslararası alanda sıkça gündeme gelirken, ABD'deki bu tür anayasal tartışmalar, göçmen hakları ve vatandaşlık konularında emsal teşkil edebilir. Ayrıca, ABD'de yaşayan Türk kökenli vatandaşlar ve yeşil kart sahipleri için de doğum yoluyla vatandaşlık hakkının korunması, uzun vadede önemli bir güvence olarak değerlendirilebilir. Kararın, küresel göç yönetişimi tartışmalarına katkı sağlaması bekleniyor.