ABD Yüksek Mahkemesi, 5-4'lük sürpriz bir kararla Cumhuriyetçi Parti'nin seçimlerde geç gelen posta oylarının sayılmasını engelleme girişimini reddetti. Karar, özellikle Pennsylvania gibi kritik eyaletlerde oyların kabulüne yönelik süreleri etkilerken, California'nın mevcut posta oylama sisteminde herhangi bir değişikliğe yol açmadı. Mahkeme, eyaletlerin posta oylarının sayılması için belirlediği son tarihlerin anayasaya uygun olduğuna hükmetti.
Gelişmenin arka planı
Cumhuriyetçi Parti, özellikle Pennsylvania'daki posta oyu uygulamasına itiraz ederek, oyların seçim gününden sonraki üç gün içinde alınmasına izin veren eyalet yasasının anayasaya aykırı olduğunu öne sürmüştü. Yüksek Mahkeme ise yaptığı değerlendirme sonucunda, bu tür düzenlemelerin eyaletlerin yetkisinde olduğuna ve federal seçimlerde uygulanabileceğine karar verdi. Başyargıç John Roberts ve Muhafazakar yargıç Brett Kavanaugh, Liberal kanadın yanında oy kullanarak kararın 5-4 çıkmasını sağladı. Karar metninde, posta oylarının sayılması için eyaletlerin belirlediği sürelerin, seçimlerin adil ve güvenilir şekilde yürütülmesi için gerekli olduğu vurgulandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Karar, ABD genelinde posta oylaması uygulamalarını standartlaştırma yönünde önemli bir emsal teşkil etti. Özellikle pandemi sonrası artan posta oylama talebi, bu yöntemin güvenilirliği konusunda tartışmaları beraberinde getirmişti. Yüksek Mahkeme'nin kararı, Demokratlar tarafından seçim güvenliğine yönelik bir zafer olarak nitelendirilirken, Cumhuriyetçiler kararın seçim sahtekarlığına kapı aralayabileceği endişesini dile getirdi. Küresel ölçekte, ABD'deki bu tartışma, diğer ülkelerde de posta oylaması uygulamalarının yaygınlaşmasına ve bu konuda hukuki düzenlemelerin önemine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Yüksek Mahkemesi'nin bu kararı, Türkiye'deki seçim sistemleri ve posta oylaması tartışmaları açısından örnek teşkil edebilir. Türkiye'de de zaman zaman gündeme gelen posta oylaması uygulaması, henüz hayata geçirilmemiş olsa da, ABD'deki bu karar, uygulamanın hukuki altyapısının ve güvenlik önlemlerinin önemini göstermektedir. Ayrıca, kararın ABD'de yaratmış olduğu siyasi kutuplaşma, seçim güvenliği konusunun her ülkede hassas bir denge olduğunu ortaya koymaktadır. Türkiye'nin, kendi seçim sistemini güçlendirirken bu tür uluslararası deneyimleri dikkate alması yararlı olacaktır.