ABD Yüksek Mahkemesi, Perşembe günü açıklayacağı kararlarla birlikte yaz tatili öncesinde merakla beklenen sürece giriyor. Mahkemenin önündeki bir düzine yüksek profilli dava arasında başkanlık dokunulmazlığı, kürtaj hapı erişimi ve sosyal medya düzenlemeleri gibi kritik konular bulunuyor. Aynı gün Başkan Donald Trump, Beyaz Saray'da Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson (R-La.) ile bir araya gelerek üçüncü bir yasa paketinin yol haritasını çizmeye çalışacak.
Yüksek Mahkeme'nin yoğun gündemi
Yüksek Mahkeme, geleneksel olarak Haziran sonunda başlayan yaz tatili öncesinde en tartışmalı davalarını sona saklar. Bu yıl da benzer bir tablo var: Mahkeme, Trump'ın 2020 seçimlerine müdahale iddialarıyla ilgili cezai dokunulmazlık talebini, mifepriston adlı kürtaj hapına erişimi kısıtlama girişimini ve eyaletlerin sosyal medya şirketlerini içerik düzenlemesine zorlayıp zorlayamayacağını ele alıyor. Kararların Perşembe günü açıklanması bekleniyor, ancak Mahkeme bazen son kararlarını Cuma gününe de sarkıtabiliyor. Yargıçların 30 Haziran'a kadar tatil planları yaptıkları düşünüldüğünde, önümüzdeki birkaç gün ABD siyasetinde belirleyici olabilir.
Trump-Johnson görüşmesi ve yasama süreci
Başkan Trump, Perşembe öğleden sonra Temsilciler Meclisi Başkanı Johnson ile Beyaz Saray'da bir araya gelecek. Görüşmenin ana gündem maddesi, Kongre'deki bütçe ve harcama paketlerine ilişkin üçüncü bir yasa tasarısının geçirilmesi. Johnson, dar çoğunluğa sahip Temsilciler Meclisi'nde kendi partisinden gelen muhalefetle başa çıkmaya çalışırken, Trump'ın desteğini almayı umuyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, liderlerin 'ulusal güvenlik, sınır güvenliği ve ekonomik büyüme önceliklerini' görüşeceği belirtildi. Ancak Demokratlar, Trump'ın sağlık sigortası ve eğitim harcamalarındaki kesinti taleplerine sert tepki gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Yüksek Mahkemesi'nin alacağı kararlar ve Trump yönetiminin iç siyaseti, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel güç dengeleri açısından önem taşıyor. Mahkeme'nin başkanlık dokunulmazlığına ilişkin kararı, ABD'nin yürütme erki üzerindeki sınırları netleştirecek ve bu, uluslararası hukuk açısından emsal oluşturabilir. Ayrıca, Trump'ın Kongre'deki mücadeleleri, ABD'nin iç siyasi istikrarını ve dolayısıyla dış politika önceliklerini etkileyebilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde bu dinamikleri yakından takip etmek durumunda; özellikle F-16 alımı ve Suriye politikası gibi konularda atılacak adımlar, Washington'daki siyasi dengelere bağlı olarak şekillenebilir.