ABD Yüksek Mahkemesi, Trump yönetiminin yaklaşık 300 bin Haitili ve Suriyeli göçmene sağlanan Geçici Koruma Statüsü'nü (TPS) sonlandırma kararını onayladı. 7 Ocak 2025 tarihli bu karar, binlerce kişinin sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açtı. Mahkeme, federal hükümetin bu ülkelerdeki koşulların düzeldiği gerekçesiyle korumaları kaldırma yetkisine sahip olduğuna hükmetti. Karar, özellikle Haiti'de devam eden şiddet ve siyasi istikrarsızlık ile Suriye'deki iç savaşın yıkıcı etkileri göz önüne alındığında büyük tartışma yarattı. TPS, doğal afet veya silahlı çatışma gibi geçici nedenlerle ülkelerine dönemeyen kişilere ABD'de kalma ve çalışma izni veren bir programdır.
Kararın Arka Planı ve Yasal Süreç
Trump yönetimi, 2017'den bu yana Haiti, El Salvador, Nikaragua, Sudan ve Suriye gibi ülkeler için TPS statülerini yenilemeyi reddederek programı daraltmaya çalışıyordu. Yönetim, bu ülkelerdeki koşulların artık geçici korumayı gerektirmediğini savunuyordu. Ancak göçmen hakları savunucuları, Haiti'de deprem sonrası toparlanmanın tamamlanmadığını ve Suriye'de savaşın devam ettiğini belirterek karara itiraz etti. Dava, federal mahkemelerde birkaç kez alt üst oldu: 2023'te bir alt mahkeme, TPS'nin sonlandırılmasının "ırksal düşmanlık" nedeniyle yapıldığına hükmetti, ancak Temyiz Mahkemesi bu kararı bozdu. Yüksek Mahkeme ise 7-2 oyla, "hükümetin göçmenlik politikaları konusunda geniş takdir yetkisi olduğu" gerekçesiyle TPS sonlandırmasını anayasaya uygun buldu.
Bu karar, ABD'de yaklaşık 200 bin Haitili ve 10 bin Suriyeli için doğrudan sınır dışı riski anlamına geliyor. Haiti'de çetelerin kontrolündeki bölgelerde güvenlik durumu kötüleşirken, Suriye'de Esad rejiminin yeniden güç kazanmasına rağmen muhalif bölgelerde insani kriz sürüyor. Göçmen savunucuları, sınır dışı edilenlerin bu ülkelerde şiddet, zulüm veya ölümle karşılaşabileceğini belirtiyor.
Küresel Göç Politikalarına Etkisi
Yüksek Mahkeme kararı, ABD'nin müttefikleri ve uluslararası toplumda da yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), sınır dışı edilenlerin korunmasız kalabileceği uyarısında bulundu. Avrupa Birliği ise benzer TPS programlarını sürdürürken, ABD'nin bu kararının "göçmen karşıtı politikaların küresel bir örneği" haline gelebileceği endişesini taşıyor. Özellikle Orta Amerika ve Karayipler'den gelen göçmenler üzerinde caydırıcı etki yaratması beklenen karar, sığınma başvurularının da azalmasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin bu kararı, Türkiye'nin Suriyeli mülteciler konusundaki hassasiyetini bir kez daha gündeme getiriyor. Türkiye, dünyada en fazla Suriyeli mülteciyi barındıran ülke konumunda. ABD'nin TPS korumasını kaldırması, Suriyelilerin Türkiye'ye yönelik potansiyel ikincil göç dalgasını tetikleyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yaptığı göç anlaşmaları ve kendi sınır güvenliği politikaları açısından da bu karar dikkatle izlenmelidir. Haitili göçmenlerin durumu ise doğrudan bir etki yaratmasa da, ABD'nin insani koruma standartlarını düşürmesi, küresel mülteci rejimine yönelik bir emsal teşkil edebilir.