ABD Yüksek Mahkemesi, 1979 yılında New York'ta kaybolan altı yaşındaki Etan Patz'ın ölümüyle ilgili olarak Pedro Hernandez'in mahkûmiyetini oybirliğiyle onadı. Karar, uzun yıllar süren hukuki mücadelede bir dönüm noktası oldu. Mahkeme, alt mahkemenin jürinin kararını bozma gerekçesinin yetersiz olduğuna hükmetti ve Hernandez'in ömür boyu hapis cezasının devamına karar verdi. Olay, Amerika'da çocuk güvenliği ve adalet sistemi açısından büyük yankı uyandırmıştı.
Olayın Geçmişi ve Mahkeme Süreci
25 Mayıs 1979'da New York'un SoHo semtinde okula gitmek için evden ayrılan Etan Patz bir daha görülmedi. Olay, dönemin medyasında geniş yer bulmuş ve kayıp çocukların fotoğraflarının süt kutularında yayımlanması kampanyasını başlatmıştı. Uzun yıllar süren soruşturmanın ardından 2012'de Pedro Hernandez, Etan'ı kaçırdığını ve öldürdüğünü itiraf etti. Hernandez, 2017'de jüri tarafından suçlu bulunarak ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
Ancak 2022'de New York İstinaf Mahkemesi, Hernandez'in avukatlarının itirazını değerlendirerek mahkûmiyet kararını bozdu. İstinaf mahkemesi, jüri üyelerine yöneltilen bir sorunun hatalı olduğunu ve Hernandez'in savunma hakkının ihlal edildiğini öne sürdü. Bunun üzerine New York savcılığı, konuyu ABD Yüksek Mahkemesi'ne taşıdı.
Yüksek Mahkeme Kararının Gerekçesi ve Etkileri
ABD Yüksek Mahkemesi, 9 yargıcın oybirliğiyle aldığı kararda, istinaf mahkemesinin jürinin takdir yetkisine gereksiz müdahalede bulunduğunu belirtti. Mahkeme, jürinin Hernandez'in itirafının güvenilirliği konusunda yeterli değerlendirme yaptığını ve kararının hukuka uygun olduğunu vurguladı. Bu kararla birlikte Hernandez'in mahkûmiyeti kesinleşti ve cezası infaz edilmeye devam edecek.
Karar, ABD'de çocuk cinayetleri ve kayıp çocuk vakalarında adaletin sağlanması açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Aynı zamanda, uzun süren davalarda jüri kararlarının istikrarını korumanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Etan Patz'ın ailesi kararı memnuniyetle karşılarken, Hernandez'in avukatları kararı eleştirdi ve yeni yasal yolları değerlendireceklerini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, ABD'deki yargı sürecinin uzunluğu ve karmaşıklığına dikkat çekerken, Türkiye'de de benzer şekilde kayıp çocuk vakalarında adaletin tesisi açısından önemli dersler içeriyor. Türk hukuk sistemi, jüri yerine hakim kararlarına dayandığı için doğrudan bir emsal teşkil etmese de, mahkeme kararlarının istikrarı ve temyiz sürecinin sınırları konusu evrensel bir hukuk meselesidir. Ayrıca, bu tür davaların uluslararası kamuoyunda yarattığı hassasiyet, Türkiye'de de çocuk koruma politikalarının güçlendirilmesi ihtiyacını hatırlatmaktadır.