ABD'de federal yargıçlara yönelik tehditler, ülkenin yargı bağımsızlığının temel taşlarından biri olan Yüksek Mahkeme'nin geleceğine ilişkin endişeleri artırıyor. Anayasa hukuku uzmanı Profesör Kim Wehle'ye göre, yargı mensuplarına karşı artan şiddet ve sindirme girişimleri, Amerikan demokrasisini temelden sarsıyor. Son aylarda Yüksek Mahkeme yargıçlarının ev adreslerinin yayınlanması, protestoların hedefi haline gelmeleri ve hatta fiziksel saldırıya uğrama riskleri, kurumun bağımsız karar alma kabiliyetini tehdit ediyor. Bu durum, yalnızca ABD için değil, hukukun üstünlüğüne dayalı tüm demokrasiler için bir uyarı niteliği taşıyor.
Tehditlerin Arka Planı
ABD'de yargıçlara yönelik tehditler, özellikle 2022'de Yüksek Mahkeme'nin Roe v. Wade kararını bozmasının ardından belirgin şekilde arttı. Kürtaj hakkı, silah taşıma ve din özgürlüğü gibi tartışmalı konularda verilen kararlar, toplumun derin kutuplaşmasını yargı sistemine taşıdı. Yargıç Brett Kavanaugh'a yönelik suikast girişimi, California'da bir yargıcın öldürülmesi ve sosyal medyada sıkça dile getirilen tehditler, yargı mensuplarının güvenlik endişelerini zirveye taşıdı. Uzmanlar, bu tehditlerin yargıçların kararlarını etkileyebileceğini veya en azından kamuoyunda böyle bir algı yaratabileceğini belirtiyor.
ABD Adalet Bakanlığı ve federal polis teşkilatı FBI, yargıçlara yönelik tehditleri yakından izlese de, mevcut önlemlerin yetersiz olduğu düşünülüyor. Yargıçlara verilen 24 saat koruma, sadece yüksek profilli davalarla ilgilenenler için geçerli; yerel yargıçlar çoğu zaman kendi başlarının çaresine bakmak zorunda. Bu durum, özellikle küçük eyaletlerde görev yapan yargıçlar için ciddi bir risk oluşturuyor.
Küresel Boyut
ABD'deki bu gelişmeler, dünya genelinde yargı bağımsızlığına yönelik tehditlerin bir parçası olarak görülüyor. Polonya, Macaristan ve Brezilya gibi ülkelerde de yargı sistemlerinin siyasallaştırılması veya yargıçların baskı altına alınması benzer endişeler yaratıyor. ABD'nin yargı bağımsızlığı konusundaki sarsıntısı, diğer ülkelerdeki otoriter eğilimleri cesaretlendirebilir. Öte yandan, ABD Yüksek Mahkemesi'nin itibar kaybı, uluslararası hukukun üstünlüğüne olan güveni de zedeliyor. Çünkü ABD, yıllardır dünya çapında hukukun üstünlüğünün savunucusu olarak görülüyordu. Şimdi, bu imaj ciddi bir tehdit altında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de yargı bağımsızlığına yönelik tehditlerin artması, Türkiye için önemli bir ders niteliği taşıyor. Türkiye'de de yargı bağımsızlığı uzun süredir tartışma konusu. ABD'deki gelişmeler, yargı bağımsızlığının sadece gelişmekte olan ülkelerde değil, köklü demokrasilerde de kırılgan olabileceğini gösteriyor. Türkiye, ABD'deki tartışmaları yakından izleyerek kendi yargı sistemini güçlendirmek için çıkarımlar yapabilir. Ayrıca, ABD'de yargıya güvenin azalması, Türkiye'nin uluslararası yatırım çekme ve hukuki istikrar sağlama çabalarını olumlu etkileyebilir; çünkü yatırımcılar güvenilir yargı sistemlerini tercih eder.