İran'daki savaşın küresel petrol fiyatları üzerinde yarattığı baskı, Amerika Birleşik Devletleri'nde benzin fiyatlarının rekor seviyelere yakın seyretmesine neden olurken, büyük şehirlerde toplu taşıma kullanımında belirgin bir artış yaşanıyor. Yale Environment 360'ın analizine göre, özellikle New York, Chicago ve San Francisco gibi metropollerde metro, otobüs ve banliyö trenlerine olan talep, son bir yılda ortalama yüzde 15 ila 20 arasında yükseldi. Pahalı akaryakıt, bireysel araç kullanımını caydırırken, belediyeler artan talebi karşılamak için sefer sıklıklarını artırma ve yeni hatlar açma planlarını hayata geçirmeye başladı.
Yüksek benzin fiyatları toplu taşımayı cazip kılıyor
ABD Enerji Bilgi İdaresi verilerine göre, İran Savaşı'nın başladığı 2023 yılından bu yana ham petrol varil fiyatı 90 doların üzerinde seyrediyor. Bu durum, Amerikalı sürücülerin galon başına ortalama 4,50 dolar ödemesine yol açarken, bazı eyaletlerde fiyat 5 doları aşmış durumda. Ulaşım analistleri, toplu taşıma kullanımındaki artışın yalnızca ekonomik bir tepki olmadığını, aynı zamanda çevre bilincinin de etkili olduğunu belirtiyor. Örneğin, Los Angeles'ta toplu taşıma kullanımı yıllık bazda yüzde 12 artarken, şehir yönetimi elektrikli otobüs filosunu genişletme kararı aldı. Chicago'da ise yüksek benzin fiyatları, banliyölerden şehir merkezine yapılan tren yolculuklarında yüzde 25'lik bir artışa neden oldu.
Küresel enerji krizi ulaşım alışkanlıklarını değiştiriyor
Bu eğilim, yalnızca ABD'ye özgü değil. Avrupa'nın büyük şehirlerinde de benzer bir dönüşüm yaşanıyor. Londra, Paris ve Berlin'de toplu taşıma kullanımı savaş öncesi seviyelerin üzerine çıkmış durumda. Uzmanlar, enerji fiyatlarındaki kalıcı yüksekliğin, uzun vadede kent içi ulaşım politikalarını kökten değiştirebileceğini öngörüyor. Özellikle fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması ve karbon emisyonlarının düşürülmesi hedefleri doğrultusunda, toplu taşıma yatırımlarının hız kazanması bekleniyor. ABD Ulaştırma Bakanlığı, 2025 bütçesinde toplu taşıma altyapısına ayrılan payı yüzde 30 artırarak 25 milyar dolara çıkardı. Bu fonların önemli bir kısmı, şehirlerin elektrikli otobüs ve ray sistemlerini modernize etmesi için kullanılacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak küresel petrol fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor. ABD'deki bu dönüşüm, Türkiye için iki önemli ders barındırıyor: Birincisi, yüksek akaryakıt fiyatları karşısında toplu taşımanın teşvik edilmesi hem vatandaşların cebini rahatlatabilir hem de cari açığı azaltabilir. İkincisi, İran Savaşı gibi jeopolitik krizlerin enerji maliyetlerini kalıcı olarak yükseltebileceği gerçeği, Türkiye'nin kent içi ulaşımda elektrikli araçlara ve raylı sistemlere yatırım yapmasını zorunlu kılıyor. Mevcut ulaşım alışkanlıklarının değişmesi zaman alsa da, artan benzin fiyatları bu dönüşümü hızlandırabilir.