ABD’de ikamet izni anlamına gelen Yeşil Kart (Green Card) dağıtımına ilişkin son veriler yayımlandı. Veriler, eski Başkan Joe Biden yönetiminin son ayları ile mevcut Başkan Donald Trump’ın ikinci döneminin başlangıcını kapsıyor. 2024 mali yılı boyunca toplam kaç kişiye daimi ikamet izni verildiği, hangi ülke vatandaşlarının öne çıktığı ve politik değişimin sayılara nasıl yansıdığı merak konusu.
Veriler Ne Söylüyor?
ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) tarafından derlenen verilere göre, 2024 mali yılında (1 Ekim 2023 – 30 Eylül 2024) yaklaşık 1 milyon kişiye Yeşil Kart verildi. Bu sayı, bir önceki yıla göre yüzde 5’lik bir artışı temsil ediyor. En fazla Yeşil Kart alan ülkeler sıralamasında Meksika, Hindistan ve Çin başı çekiyor. Meksika 120 bin, Hindistan 100 bin, Çin ise 80 bin civarında kişiyle ilk üç sırada yer alıyor. Türkiye’den ise yaklaşık 12 bin kişinin Yeşil Kart aldığı tahmin ediliyor.
Verilerin kapsadığı dönem, Biden yönetiminin göçmenlik politikalarında daha esnek bir çizgi izlediği son ayları ve Trump’ın ikinci döneminin henüz başlangıç aşamasını içeriyor. Trump’ın ilk döneminde sıkılaştırılan göçmenlik kurallarının, ikinci dönemde de devam etmesi bekleniyor. Ancak henüz verilere yansıyan büyük bir düşüş gözlenmiyor. Uzmanlar, Trump yönetiminin politikalarının etkisini önümüzdeki yıllarda daha net göreceğimizi belirtiyor.
Küresel Boyut: Göç Politikaları ve Ekonomik Etkiler
ABD’nin Yeşil Kart politikası, küresel göç hareketleri açısından önemli bir gösterge. ABD’nin nitelikli iş gücü ihtiyacı, aile birleşimi ve mülteci kabul programları, dünya genelinde göç akışını şekillendiriyor. Özellikle Hindistan ve Çin gibi ülkelerden gelen yüksek vasıflı işçiler, teknoloji ve sağlık sektörlerinde ABD ekonomisine katkı sağlıyor. Aynı zamanda, bu politikalar ABD’nin demografik yapısını da değiştiriyor. İklim değişikliği, siyasi istikrarsızlık ve ekonomik fırsatlar, göç kararlarını etkileyen temel faktörler arasında.
Trump yönetiminin göçmenlik politikalarındaki potansiyel değişiklikler, sadece ABD’yi değil, aynı zamanda göç veren ülkeleri de etkileyecek. Özellikle Meksika sınır güvenliği konusunda daha sert önlemler, Latin Amerika ülkelerinden göçü azaltabilir. Diğer yandan, Trump’ın yüksek vasıflı işçilere yönelik vize programlarını kısıtlama ihtimali, küresel beyin göçü üzerinde baskı oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’den ABD’ye Yeşil Kart alanların sayısındaki artış, iki ülke arasındaki ekonomik ve insani bağların derinleştiğini gösteriyor. Türk vatandaşları, özellikle teknoloji, akademi ve sağlık alanlarında ABD’ye yerleşiyor. Trump yönetiminin göçmenlik politikaları, Türkiye’den ABD’ye giden nitelikli iş gücünü etkileyebilir. Ayrıca, ABD’nin Türkiye’ye yönelik vize politikaları ve güvenlik değerlendirmeleri, ikili ilişkilerde önemli bir faktör olmayı sürdürüyor. Türkiye’nin ABD’deki diaspora varlığı ve bu grubun lobi faaliyetleri, iki ülke arasındaki diplomaside küçümsenmeyecek bir etkiye sahip.