ABD'de bir federal yargıç, eski Başkan Donald Trump döneminde hazırlanan ve H-1B vize başvuru ücretlerini önemli ölçüde artırmayı öngören düzenlemeyi iptal etti. Karar, özellikle teknoloji sektöründe çalışan Hintli profesyoneller başta olmak üzere binlerce yabancı işçiyi ve küresel şirketleri yakından ilgilendiriyor.
Kararın Detayları ve Arka Planı
California Kuzey Bölgesi Federal Mahkemesi'nden Yargıç William Alsup, 9 Haziran 2026'da verdiği kararla, Trump yönetiminin 2020 yılında önerdiği H-1B vize ücret reformunu geçersiz kıldı. Söz konusu düzenleme, H-1B başvuru ücretlerinin 10.000 dolara kadar çıkmasına yol açacak şekilde tasarlanmıştı. Yargıç, düzenlemenin yasama yetkisini aştığı ve keyfi olduğu gerekçesiyle iptal kararı verdi. Karar, özellikle teknoloji devleri ve Hindistan merkezli bilişim şirketleri için büyük bir rahatlama anlamına geliyor. H-1B vizesi, ABD'de uzmanlık gerektiren işlerde çalışmak isteyen yabancılara veriliyor ve en çok Hintli mühendisler tarafından kullanılıyor.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
ABD'nin en büyük ticari ortaklarından Hindistan, H-1B vize programının en büyük yararlanıcısı konumunda. Her yıl binlerce Hintli profesyonel, ABD'de iş bulmak için bu vizeye başvuruyor. Trump yönetiminin artırmayı planladığı ücretler, birçok küçük ve orta ölçekli şirket için caydırıcı olabilirdi. Yargıç Alsup'un kararı, Hindistan hükümeti tarafından memnuniyetle karşılandı. Öte yandan, kararın ABD'deki yerli işçi sendikaları ve bazı siyasi çevrelerde hayal kırıklığı yarattığı belirtiliyor. Bu gruplar, düşük ücretli yabancı işçi akışının Amerikalı işçilerin ücretlerini baskıladığını savunuyor. Kararın, ABD'deki teknoloji sektöründe işe alım dinamiklerini nasıl etkileyeceği önümüzdeki dönemde merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu karar Türkiye'yi doğrudan H-1B vizesi açısından etkilemese de, ABD'nin yetenekli işgücü politikalarındaki istikrarsızlık, küresel beyin göçü akışını şekillendiriyor. Türkiye'den ABD'ye yüksek vasıflı işgücü göçü sınırlı olsa da, kararın gösterdiği hukuki süreç, ABD'deki yatırım ortamına ilişkin sinyaller veriyor. Ayrıca, ABD ile Çin arasındaki teknoloji rekabeti bağlamında, benzer vize politikalarının Türk teknoloji şirketlerinin ABD pazarına erişimini dolaylı olarak etkileyebileceği unutulmamalı. Türkiye, özellikle yapay zeka ve yazılım alanında eğitimli genç nüfusunu değerlendirirken, bu tür küresel regülasyon değişikliklerini yakından takip etmelidir.