ABD'de federal yargıç Roy Altman, İsrail yanlısı tutumu ve Filistin kültürüne yönelik aşağılayıcı ifadeleri nedeniyle resmi bir şikayetle karşı karşıya. Miami merkezli avukat ve Filistin kökenli bir aktivist olan James Zogby'nin avukatı Lucy Nader, Altman'ın duruşma salonundaki ve sosyal medyadaki açıklamalarının anti-Filistin önyargı taşıdığını ve yargıç etiği ihlal ettiğini öne sürerek federal yargı konseyine başvurdu. Altman'ın geçtiğimiz aylarda keffiyeh (Filistin'in geleneksel kefiyesi) için 'terör atkısı' ifadesini kullanması ve İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri operasyonlarını açıkça destekleyen sosyal medya paylaşımları, Nader'in şikayet gerekçelerinin başında geliyor.
Altman'ın Tartışmalı Açıklamaları
Roy Altman, Florida Güney Bölgesi Federal Mahkemesi'nde görev yapan ve eski bir federal savcı olan bir yargıçtır. 2022 yılında başkan Joe Biden tarafından atanan Altman, özellikle 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısı sonrası başlayan Gazze savaşı sırasında sosyal medya hesabından İsrail yanlısı paylaşımlar yapmıştı. Altman, paylaşımlarında İsrail'in 'kendini savunma hakkını' vurgularken, Filistinlilere yönelik yardım çağrılarını ise 'ihanet' olarak nitelendirmişti. Ayrıca, Filistin kültürüne ait sembollerden biri olan keffiyeh hakkında yaptığı 'terör atkısı' benzetmesi, hem Amerikan İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) hem de çeşitli sivil toplum örgütlerinin tepkisini çekmişti. Altman, bu ifadelerini daha sonra 'şaka yaptığını' belirterek geri almaya çalışsa da, avukat Lucy Nader tarafından yapılan şikayet başvurusunda bu açıklamaların yargıç bağımsızlığını ve tarafsızlığını zedelediği ifade edildi.
Şikayet başvurusunda ayrıca, Altman'ın geçtiğimiz ay bir duruşma sırasında Filistinli bir sanığın avukatının ismini duymazdan geldiği ve sanığa karşı önyargılı davrandığı iddia edildi. Nader, Altman'ın bu tutumunun, ABD Anayasası'nın 14. maddesi ile güvence altına alınan eşit koruma ilkesine aykırı olduğunu ve mahkeme sürecinin güvenilirliğini zedelediğini savundu. Avukat ayrıca, yargıçların siyasi görüşlerini kamuoyu önünde dile getirmesinin yargı etiği kurallarına aykırı olduğunu ve bu tür davranışların hukukun üstünlüğünü baltaladığını ifade etti.
Şikayetin Hukuki Süreci ve Yansımaları
ABD'de federal yargıçlar hakkında şikayetler, 11. Devre Yargı Konseyi'ne yapılıyor. Bu konsey, şikayeti inceleyerek gerekli görürse disiplin soruşturması başlatıyor. Altman hakkındaki şikayetin konsey tarafından kabul edilip edilmeyeceği henüz netleşmiş değil. Hukuk uzmanları, yargıçların ifade özgürlüğü kapsamında siyasi görüşlerini açıklama haklarının bulunduğunu ancak bunun mahkemede tarafsızlıklarını etkilememesi gerektiğini vurguluyor. Bu tür şikayetlerin nadiren disiplin cezasıyla sonuçlandığı bilinse de, Altman'ın davranışlarının özellikle Filistin yanlısı gruplar tarafından gündeme getirilmesi, Amerikan yargı sistemindeki İsrail yanlısı eğilimleri yeniden tartışmaya açtı.
Olay, ABD'de 7 Ekim sonrası artan Filistin dayanışması gösterileri ve üniversite kampüslerindeki protestolarla birlikte değerlendirildiğinde, kamuoyunda yargının siyasi tarafsızlığı konusundaki endişeleri artırıyor. Birçok insan hakları örgütü, ABD yönetiminin İsrail'e verdiği koşulsuz desteğin, yargı dahil tüm kurumlara yansıdığını ve bunun Filistinlilere yönelik hukuki eşitsizlikler yarattığını belirtiyor. Öte yandan Altman'ın avukatı ise, yargıcın ifadelerinin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu ve şikayetin siyasi amaçlı olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD yargı sistemindeki İsrail yanlısı eğilimlerin kurumsal boyutunu gözler önüne sererken, Türkiye'nin Filistin davasına yönelik destek politikası açısından da önem taşıyor. Türkiye, uzun süredir İsrail'in Gazze politikalarını ve Batılı ülkelerde Filistinlilere yönelik ayrımcı uygulamaları eleştiriyor. Bir federal yargıcın Filistin kültürüne dair bu tür ifadeler kullanması, Batı'da derinleşen İslamofobi ve Filistin karşıtlığının hukuk sistemine bile sızdığını gösteriyor. Türkiye'nin insani yardım politikaları ve Filistin'in haklarını savunan diplomasisi göz önünde bulundurulduğunda, bu tür vakaların uluslararası kamuoyunda Filistin meselesine daha geniş bir perspektiften bakılmasına katkı sağlaması beklenebilir. Ayrıca, bu tür tartışmaların, ABD'deki yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin soru işaretlerini artırması, müttefik ülkeler nezdinde güven bunalımına yol açabilir.