ABD'nin Xinjiang pamuğuna yönelik yaptırımları, bölgedeki tarımsal üretim yapısını köklü biçimde değiştirdi. Awati ilçesinde Ekim ayı hasadına hazırlanan tarlalar, bir zamanlar elle toplanan pamuğun yerini makinelerin aldığı yeni bir dönemi simgeliyor. 36 yaşındaki teknisyen Yusup Molamaiti, 37 mu (yaklaşık 2,5 hektar) dağınık arazide elle ekim ve hasat yaptığı günleri hatırlıyor. “Ekim yapmak saatler sürerdi, şimdi makineler birkaç saatte bitiriyor” diyor. Ancak bu dönüşümün arkasında zorunlu bir uyum süreci var: ABD'nin 2022'de yürürlüğe koyduğu “Uygur Zorla Çalıştırma Önleme Yasası” (UFLPA), Xinjiang menşeli pamuk ürünlerinin ABD pazarına girişini fiilen yasakladı. Yaptırımlar, bölge ekonomisini sarsarken üreticileri alternatif pazarlara ve teknolojik yatırımlara yöneltti.
Yaptırımların Gölgesinde Yeniden Yapılanma
Xinjiang, dünya pamuk üretiminin yaklaşık yüzde 20'sini karşılıyor ve Çin'in toplam pamuk üretiminin yüzde 90'ına ev sahipliği yapıyor. UFLPA'nın yürürlüğe girmesinin ardından ABD'ye yapılan pamuk ithalatı durma noktasına geldi. Buna karşılık Çin hükümeti, iç pazarı canlandırmak ve ihracatı Orta Asya, Ortadoğu ve Güneydoğu Asya'ya kaydırmak için teşvik paketleri devreye aldı. Awati'deki üreticiler, devlet destekli makineleşme programları sayesinde hasat maliyetlerini düşürdü. Molamaiti, “Devlet traktör ve hasat makineleri için kredi sağladı, aksi halde ayakta kalamazdık” diyor. Ancak bu dönüşüm, küçük ölçekli çiftçilerin borçlanmasını artırdı ve geleneksel istihdamı azalttı. Elle pamuk toplayan yüz binlerce mevsimlik işçi, işlerini kaybetti. Bölge yönetimi, bu işçileri yeniden eğitim programlarına yönlendirse de geçiş sancılı oldu.
Öte yandan, yaptırımlar nedeniyle uluslararası markaların Xinjiang pamuğunu tercih etmemesi, bölgedeki pamuk fiyatlarını baskıladı. Çin Pamuk Derneği'ne göre, 2023'te Xinjiang pamuğunun ihracat fiyatı yüzde 12 düştü. Üreticiler, düşük fiyatlara rağmen devletin alım garantisiyle ayakta kalıyor. Ancak bu garantili alım sistemi, devlet rezervlerini şişirirken piyasa sinyallerini bozuyor. Uzmanlar, uzun vadede bu modelin sürdürülebilir olmadığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Xinjiang pamuğu, küresel tekstil tedarik zincirinde önemli bir yere sahipti. Yaptırımlar sonrası Çin, pamuk ithalatını çeşitlendirerek Brezilya ve Avustralya'dan alımlarını artırdı. Aynı zamanda, Çin'in Kuşak-Yol Girişimi kapsamında Orta Asya ülkeleriyle pamuk işbirliği anlaşmaları imzalanması, bölgesel ticareti yeniden şekillendiriyor. Özbekistan ve Tacikistan gibi ülkeler, Xinjiang'a pamuk tedarik ederek Çin pazarına girmeye çalışıyor. Ancak bu ülkelerde de benzer zorla çalıştırma endişeleri uluslararası kuruluşlar tarafından dile getiriliyor. ABD ve AB, yaptırımları genişletme sinyali verirken, Çin “içişlerine müdahale” olarak nitelendirdiği bu adımlara karşı diplomatik girişimlerini sürdürüyor.
Küresel pamuk piyasasında ise yaptırımlar, fiyat dalgalanmalarına yol açtı. Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi (ICAC), 2023-2024 sezonunda dünya pamuk üretiminin yüzde 2 artmasına rağmen ticaret hacminin yüzde 5 azaldığını raporladı. Bunun başlıca nedeni, Xinjiang pamuğunun uluslararası piyasalardan dışlanması. Türkiye, Çin'in ardından dünyanın en büyük pamuk ithalatçılarından biri olarak bu dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor. Türk tekstil sanayisi, hammadde temininde alternatif kaynaklara yönelirken maliyetler artıyor. Özellikle hazır giyim ihracatı yapan firmalar, ABD ve AB'nin olası yaptırım risklerini göze alamayarak Xinjiang pamuğundan uzak duruyor.
Uzun vadede, Xinjiang'daki pamuk sektörünün ayakta kalması, Çin'in iç tüketimi canlandırmasına ve yeni ihracat koridorları açmasına bağlı. Ancak yaptırımların yarattığı teknolojik dönüşüm, bölgede sosyal ve ekonomik maliyetleri derinleştirmiş durumda. Molamaiti gibi üreticiler, bir yandan modern tarıma uyum sağlarken diğer yandan artan borç yüküyle mücadele ediyor. “Eskiden daha çok işçi vardı, şimdi makineler var ama gelir aynı değil” diyor. Bu sözler, yaptırımların sadece ticari değil, aynı zamanda insani boyutunu da gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, pamuk ithalatının önemli bir kısmını Xinjiang'dan karşılıyordu. ABD yaptırımları sonrası Türk firmaları, Çin menşeli pamuk alımlarını azaltarak Brezilya, Yunanistan ve ABD'ye yöneldi. Bu durum, hammadde maliyetlerini artırarak tekstil ihracatında rekabet gücünü zayıflattı. Öte yandan, Türkiye'nin Orta Asya'daki pamuk üreticileriyle işbirliğini geliştirmesi, yaptırım döneminde bir fırsat penceresi sunuyor. Ancak Batı'nın zorla çalıştırma endişeleri, bu ülkelerde de yatırım riskini artırıyor. Türk dış politikası açısından ise denge gözetmek kritik: ABD ve AB ile ticari ilişkileri korurken, Çin ile enerji ve altyapı işbirliklerini sürdürmek gerekiyor. Xinjiang pamuğu özelinde Türkiye'nin pozisyonu, hem ekonomik hem de diplomatik açıdan hassas bir dengeyi yansıtıyor.