ABD'de yapay zeka (YZ) teknolojileri, toplumu derin bir uçurumla karşı karşıya bırakıyor. Bu uçurum, yalnızca teknolojiye erişim veya ekonomik durumla sınırlı değil; aynı zamanda bilgi, beceri ve farkındalık düzeyine göre şekilleniyor. Axios'un kapsamlı araştırmasına göre, Amerikalılar YZ'yi üç ana grupta deneyimliyor: öncü kullanıcılar (haves), erişimi olmayanlar (have-nots) ve konu hakkında bilgisi olmayanlar (know-nots).
Gelişmenin Arka Planı
Öncü kullanıcılar, yapay zekayı günlük hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline getirmiş durumda. Bu grup, genellikle teknoloji sektöründe çalışan, yüksek eğitimli ve gelir düzeyi yüksek bireylerden oluşuyor. Onlar için YZ, iş süreçlerini otomatikleştiren, yaratıcılığı artıran ve verimliliği katlayan bir araç. Örneğin, bir yazılım geliştiricisi kodlama asistanı olarak kullanırken, bir pazarlamacı içerik üretiminde destek alıyor. Bu kullanıcılar, YZ'yi bir 'devrim' olarak tanımlıyor.
Buna karşılık, 'have-nots' yani teknolojiye erişimi olmayan veya ekonomik olarak geride kalan kesim, YZ'nin avantajlarından mahrum kalıyor. Düşük gelirli aileler, kırsal bölgeler ve yaşlı nüfus, hem donanım hem de bağlantı sorunları nedeniyle YZ araçlarına ulaşamıyor. Örneğin, bir çiftçi ürün verimini artırmak için YZ destekli tarım uygulamalarını kullanmak isteyebilir ancak internet altyapısı yetersiz olduğu için bunu yapamıyor.
En kaygı verici grup ise 'know-nots': YZ hakkında neredeyse hiçbir şey bilmeyen, hatta varlığından bile habersiz olan kişiler. Birçok Amerikalı, yapay zeka terimini duysa bile ne anlama geldiğini, nasıl çalıştığını veya hayatlarını nasıl etkileyebileceğini bilmiyor. Anketler, yetişkinlerin %40'ından fazlasının günlük hayatlarında YZ kullandıklarının farkında olmadığını gösteriyor. Bu grup, yanlış bilgilendirme ve korkuya en açık kesim.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Bu sınıf ayrımı yalnızca ABD'ye özgü değil. Dünya genelinde YZ'nin getirdiği eşitsizlikler, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki uçurumu derinleştiriyor. Örneğin, Silikon Vadisi'ndeki bir startup ile Afrika'daki bir küçük işletme arasındaki YZ kullanım farkı oldukça büyük. Ayrıca, YZ'nin sadece belirli dillerde ve kültürlerde geliştirilmesi, dilsel azınlıkları ve yerel toplulukları dışlıyor. Çin ve ABD arasındaki YZ rekabeti, teknolojiyi daha da kutuplaştırıyor. Bu durum, küresel ölçekte bir 'dijital üçüncü dünya' yaratma riski taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, YZ dönüşümünde hem fırsatlar hem de risklerle karşı karşıya. ABD'deki sınıf ayrımı benzeri bir durum Türkiye'de de görülebilir; özellikle kırsal alanlarda ve düşük gelirli kesimlerde. Türkiye'nin Milli Yapay Zeka Stratejisi, bu uçurumu kapatmaya yönelik olsa da, uygulamada eğitim, altyapı ve farkındalık eksiklikleri sürüyor. Türkiye'nin jeopolitik konumu, YZ'yi savunma, enerji ve tarım gibi kritik sektörlerde kullanmasını zorunlu kılıyor. Aksi takdirde, küresel YZ rekabetinde geride kalma riski var.