ABD'de yasal oturma izni (green card) sahibi bir Afgan kadın, herhangi bir suçla itham edilmemesine rağmen, ailesinin terör bağlantıları olduğu gerekçesiyle 'yabancı terörist' mahkemesi kararıyla sınır dışı edildi. Bu karar, ABD yönetiminin yeni oluşturduğu ve tartışmalı olan bu mahkeme sisteminin ilk uygulaması olarak kayda geçti. Kadının kimliği ve sınır dışı edildiği ülke güvenlik gerekçesiyle açıklanmadı.
Yeni Bir Hukuki Mekanizma: 'Yabancı Terörist' Mahkemesi
ABD Adalet Bakanlığı tarafından 2025 yılı başında kurulan 'yabancı terörist' mahkemesi, göçmenlerin terör bağlantıları iddiasıyla yargılanmadan sınır dışı edilmesini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Mahkeme, geleneksel ceza yargılamasından farklı olarak, delil standartlarını düşürerek ve savunma haklarını kısıtlayarak, hükümete geniş yetkiler tanıyor. İlk kez uygulanan bu mekanizma, insan hakları örgütleri ve göçmen savunucuları tarafından sert şekilde eleştiriliyor.
Söz konusu Afgan kadın, ABD'ye yıllar önce yasal yollardan giriş yapmış ve oturma izni almıştı. Yetkililer, kadının kardeşinin bir terör örgütüyle bağlantılı olduğu istihbaratını gerekçe göstererek sınır dışı kararı aldı. Kadının kendisi hakkında herhangi bir suçlama veya delil bulunmuyor. Karar, aile üyelerinin eylemlerinden dolayı kişinin suçlanması anlamına gelen 'kolektif suçluluk' uygulamasına kapı araladığı için hukukçular tarafından endişeyle karşılanıyor.
Uluslararası Hukuk ve İnsan Hakları Boyutu
Uluslararası hukuk, bireylerin yalnızca kendi eylemlerinden sorumlu tutulabileceğini ve aile üyelerinin eylemlerinden dolayı cezalandırılamayacağını temel bir ilke olarak kabul eder. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 14. maddesi uyarınca adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirtebilir. ABD'nin bu uygulaması, mülteci hakları ve göçmen koruma rejimine yönelik küresel bir gerilemenin parçası olarak görülüyor.
Afganistan'da Taliban yönetiminin kadınlara yönelik ağır baskıları göz önüne alındığında, sınır dışı edilen kadının ülkesine dönmesi halinde ciddi insan hakları ihlalleriyle karşılaşma riski bulunuyor. İnsan hakları örgütleri, ABD'nin 'geri gönderme yasağı' (non-refoulement) ilkesini ihlal ettiğini savunuyor. Ancak ABD yetkilileri, kararın yasal çerçevede alındığını ve ulusal güvenliğin öncelikli olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin 'yabancı terörist' mahkemesi uygulaması, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir gelişme. Türkiye, benzer şekilde terör bağlantılı kişilerin sınır dışı edilmesi konusunda kendi yasal mekanizmalarını kullanıyor. Ancak bu tür mahkemeler, uluslararası hukukta adil yargılanma ilkesiyle çelişebileceği için Türkiye'nin de taraf olduğu AİHM ve BM sözleşmeleri kapsamında dikkatli olunması gerekiyor. ABD'nin bu adımı, NATO müttefikleri arasında göç ve güvenlik politikalarında farklı yaklaşımların ortaya çıkmasına neden olabilir. Ayrıca, Afgan mülteciler konusunda Türkiye'nin üstlendiği yük ve uluslararası sorumluluk paylaşımı tartışmaları yeniden gündeme gelebilir.