GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
ABD

ABD Vize Başvurularında Sosyal Medya Denetimi: Gizlilik Endişeleri Büyüyor

✍️ GlobalMercek 📖 4 dk okuma
ABD Vize Başvurularında Sosyal Medya Denetimi: Gizlilik Endişeleri Büyüyor
🇮🇳
📡 Asya/Doğu Medyası
Kaynak perspektifi: Hintli Bağımsız Medya
🇮🇳 Hintli Bağımsız Medya
Çeviri Kaynağı
Thehindu — Bu haber, Thehindu'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

ABD'nin yeni vize başvuru süreci, uluslararası seyahat edenler için önemli bir gizlilik sorununu gündeme getiriyor. 2025 itibarıyla uygulamaya konulan düzenleme, Amerika Birleşik Devletleri'ne seyahat etmek isteyen kişilerin son beş yıl içinde kullandıkları tüm sosyal medya platformlarındaki hesaplarının (Facebook, Twitter, Instagram, LinkedIn, YouTube vb.) kullanıcı adlarını, e-posta adreslerini ve telefon numaralarını beyan etmelerini zorunlu kılıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın resmi açıklamasına göre bu bilgiler, “terörizm, suç veya diğer güvenlik tehditlerini tespit etmek” amacıyla toplanıyor. Ancak gizlilik savunucuları, bu adımı “otokratik rejimlerin uygulamalarına benzeterek” sert bir dille eleştiriyor.

Gelişmenin Arka Planı: Güvenlik mi, Gözetim mi?

Yeni kurallar, aslında 2019 yılında eski Başkan Donald Trump döneminde önerilmiş, ancak mahkeme engelleri ve lojistik sorunlar nedeniyle uygulanamamıştı. Biden yönetimi, ulusal güvenlik gerekçesiyle düzenlemeyi revize ederek yürürlüğe koydu. Artık neredeyse tüm göçmen olmayan vize başvuru sahipleri (turist, iş, öğrenci vizeleri) ve bazı göçmen vizeleri için bu bilgileri vermek zorunlu. Başvuru sahipleri, “kullanmadım” veya “hatırlamıyorum” gibi seçenekler sunulmasına rağmen, eksik veya yanlış beyanın vize reddine yol açabileceği uyarısıyla karşı karşıya.

Elektronik Özgürlükler Vakfı (EFF) sözcüsü Sarah Kim, uygulamayı “dijital profil çıkarma” olarak nitelendiriyor: “Bu, yalnızca ne söylediğinizi değil, kiminle bağlantıda olduğunuzu, hangi gruplara katıldığınızı ve hangi içerikleri beğendiğinizi de analiz etmelerine olanak tanıyor. Otoriter rejimlerin uzun süredir yaptığı şey buydu.” Benzer eleştiriler, Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği'nden (ACLU) de geldi. Öte yandan, hukuki açıdan bazı boşluklar olduğuna dikkat çeken uzmanlar, başvuru sahiplerinin bu talebi reddetme veya yanlış bilgi verme haklarının olmadığını; zira vize başvurusunun bir “ayrıcalık” olduğunu ve ABD anayasasının gizlilik korumasının ABD vatandaşlarıyla sınırlı olduğunu hatırlatıyor.

Dışişleri Bakanlığı, toplanan verilerin ABD istihbarat topluluğuyla paylaşılacağını ve “ulusal güvenlik risklerini değerlendirmek” amacıyla kullanılacağını belirtiyor. Ancak, verilerin ne kadar süre saklanacağı, hangi üçüncü taraflarla paylaşılacağı veya başvuru sahiplerinin bu verilere erişim veya düzeltme hakkı olup olmadığı konusunda net bir açıklama yok. Bu da, özellikle gazeteciler, insan hakları savunucuları ve muhalif aktivistler için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Zira bu kişiler, sosyal medya paylaşımları nedeniyle hedef alınma veya vize reddi riskiyle karşı karşıya.

Bölgesel ve Küresel Boyut: Dijital Sınırlar ve İfade Özgürlüğü

ABD'nin bu hamlesi, uluslararası seyahat ve dijital haklar alanında önemli bir emsal teşkil ediyor. Batılı ülkeler arasında “sosyal medya taraması” yapan ilk ülke ABD değil; Avustralya, Kanada ve İngiltere de benzer uygulamalara sahip. Ancak ABD'nin küresel etkisi ve aldığı göçmen sayısı düşünüldüğünde, bu politikanın diğer ülkeler tarafından da benimsenmesi beklenebilir. Özellikle, Batı'ya seyahat etmek isteyen Ortadoğu, Asya ve Afrika ülkeleri vatandaşları, dijital geçmişlerinin mercek altına alınmasından rahatsız. Bu durum, eğitim, iş ve aile birleşimi gibi temel hakları etkileyebilir.

Küresel çapta ifade özgürlüğü açısından da endişe verici bir trend söz konusu. Sosyal medya kullanıcıları, paylaşımlarının bir vize başvurusunda aleyhlerine kullanılabileceğini bilerek otosansür uygulamaya başlayabilir. Digital Rights Watch direktörü Lucy Mills, “Bu, düşünce polisliğinin modern bir versiyonu” diyor. “İnsanların siyasi görüşlerini, dini inançlarını veya cinsel yönelimlerini sosyal medyada paylaşmaları, vize başvurularında cezalandırılabilir hale geliyor.” Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, ABD'ye uygulamanın uluslararası insan hakları hukukuyla uyumunu sorgulayan bir mektup gönderdi. Öte yandan, teknoloji şirketleri de baskı altında; zira kullanıcı verilerinin hükümetlerle paylaşılması, onları yasal ve itibar riskleriyle karşı karşıya bırakıyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Bu gelişme, Türkiye-ABD ilişkilerinde doğrudan bir krize yol açmasa da, Türk vatandaşlarının ABD vize başvurularını etkileyecek önemli bir faktördür. Türkiye'den ABD'ye seyahat eden iş insanları, öğrenciler ve turistler, sosyal medya hesaplarının incelenebileceği gerçeğiyle karşı karşıya. Özellikle, muhalif görüşlere sahip veya Kürt, Alevi gibi hassas gruplara mensup kişiler, paylaşımlarının yanlış yorumlanmasından endişe ediyor. Ayrıca, bu politika, Türkiye'deki dijital sansür ve ifade özgürlüğü tartışmalarına yeni bir boyut ekliyor: Şimdi, Türk vatandaşlarının ABD'ye seyahat özgürlüğü, dijital geçmişlerine bağlı hale geliyor. Küresel ölçekte ise, bu tür uygulamaların yaygınlaşması, “dijital sınırlar” kavramını güçlendirerek, uluslararası seyahat ve ifade özgürlüğü üzerinde uzun vadeli bir baskı oluşturabilir. Türkiye'nin bu konuda Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla ABD nezdinde girişimlerde bulunması, vatandaşlarının haklarını korumak adına önemli olacaktır.

Etiketler:
abdvizesosyal medyagizlilikifade özgürlüğüdijital haklarulusal güvenlik

İlgili Haberler

Entegre Devre ve Amerikan Yapay Zeka Liderliğinin Geleceği
ABD

Entegre Devre ve Amerikan Yapay Zeka Liderliğinin Geleceği

53 dk önce

ABD Başkanı Trump: Rusya ile İş Yapan Ülke Çok Sert Yaptırımla Karşılaşacak
ABD

ABD Başkanı Trump: Rusya ile İş Yapan Ülke Çok Sert Yaptırımla Karşılaşacak

1 sa önce

Büyük Yayıncılar Trump’ın Seçim Güvenliği Konuşmasını Yayınlamadı
ABD

Büyük Yayıncılar Trump’ın Seçim Güvenliği Konuşmasını Yayınlamadı

1 sa önce

Trump'ın konuşması ara seçimleri etkiler mi
ABD

Trump'ın konuşması ara seçimleri etkiler mi

1 sa önce