Washington, 10 Haziran (Reuters) – Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Avrupalı müttefikler ve diğer ülkeler, İran bağlantılı grupların ABD, Avrupa ve Avustralya’da İranlı muhalifleri, gazetecileri ve Yahudi topluluklarını hedef alan suikast planlarını kınayan ortak bir bildiri yayımladı. Çarşamba günü yayımlanan bildiride, “İran’ın bu ölümcül komploları, uluslararası barış ve güvenliğe yönelik açık bir tehdittir. Bu eylemleri şiddetle kınıyor ve faillerin adalet önüne çıkarılması için iş birliğine hazırız” denildi.
Gelişmenin Arka Planı
Ortak bildiri, son aylarda Batılı istihbarat servislerinin İran Devrim Muhafızları’na bağlı unsurların farklı ülkelerde suikast ve sabotaj operasyonları planladığını ortaya çıkarmasının ardından geldi. Reuters’ın ulaştığı istihbarat raporlarına göre, planlar arasında Almanya, Fransa, İngiltere ve ABD’de yaşayan İranlı muhalif aktivistlere yönelik eylemler, New York’ta bir Yahudi merkezine bombalı saldırı ve Avustralya’da bir gazetecinin öldürülmesi yer alıyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “İran’ın yurt dışında terörist faaliyetler yürütmesi kabul edilemez. Bu planlar, rejimin istikrarsızlaştırma çabalarının bir parçası” ifadelerini kullandı.
İran hükümeti ise suçlamaları reddederek, “Bu iddialar, İran’ı karalamaya yönelik asılsız bir propagandadır” açıklamasını yaptı. Ancak Batılı yetkililer, ellerinde İran’ın bu planları yönettiğine dair somut kanıtlar bulunduğunu belirtiyor. Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, “İran’ın Avrupa’da muhaliflerini hedef alması, egemenliğimize doğrudan bir müdahaledir” demişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, İran’ın nükleer programı ve bölgesel nüfuz mücadelesi nedeniyle Batı ile gerilimin yüksek olduğu bir döneme denk geldi. ABD ve müttefikleri, İran’a yönelik yaptırımları artırırken, İran ise kendisine yönelik bu “komploları” bir bahane olarak kullanarak, yeni uranyum zenginleştirme adımları attığını duyurdu. Analistlere göre, bu durum Orta Doğu’da yeni bir kriz dalgasına yol açabilir. İsrail ise bu gelişmeleri yakından izliyor; İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, “İran’ın terör faaliyetleri, sadece bölge için değil, tüm dünya için bir tehdit. Bu konuda müttefiklerimizle tam bir uyum içindeyiz” açıklamasını yaptı.
Ayrıca, ortak bildirinin yayımlanması, ABD’nin Avrupalı müttefikleri ve Avustralya ile koordinasyonunun ne kadar güçlü olduğunu da gösteriyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Bu saldırı planları, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. İran aleyhine diplomatik ve ekonomik araçları kullanma konusunda mutabıkız” dedi. İngiltere Başbakanı Boris Johnson da benzer bir tutum sergileyerek, “İran’ın bu tür eylemleri, barış içinde bir arada yaşama isteğini sorgulatıyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin komşusu İran ile olan ilişkileri ve bölgesel dengeler açısından dikkatle izlenmelidir. Türkiye, bir yandan İran ile enerji ve ticaret bağlarını sürdürürken, diğer yandan Batı ittifakı içinde yer almaktadır. İran’a yönelik bu sert tepkiler, Türkiye’nin İran’la sınır güvenliği ve terörle mücadele konularında iş birliği yapmasını zorlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye’nin de benzer terör eylemlerine maruz kalan bir ülke olarak, bu tür komplolara karşı uluslararası iş birliğinin desteklenmesi gerekmektedir. Ekonomik anlamda ise, İran’a yönelik yaptırımların sıkılaşması, Türkiye’nin doğalgaz ve petrol tedarikinde zorluk yaşamasına neden olabilir. Sonuç olarak, bu durum Türk dış politikasını bölgede daha hassas bir denge politikası izlemeye itebilir.