ABD, İran'a yönelik hava saldırılarını üst üste üçüncü hafta sonunda da sürdürürken, Tahran yönetimi Körfez ülkelerine misilleme saldırıları düzenledi ve stratejik Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinde bulundu. ABD, boğazdan gemi geçişlerinin devam ettiğini açıklasa da, bölgede tansiyon giderek yükseliyor. İran'ın bu hamlesi, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği bu dar su yolunda ticaretin kesintiye uğrayabileceği endişelerini artırdı.
Artan gerginlik ve bölgesel yansımaları
ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İran'ın askeri tesislerine yönelik üçüncü hafta sonu saldırılarının, Tahran'ın nükleer programı ve bölgedeki milis gruplarına desteğine karşı bir caydırıcılık adımı olduğu belirtildi. Operasyonlarda İran Devrim Muhafızları'na ait insansız hava aracı üsleri ve füze bataryalarının hedef alındığı ifade edildi. Buna karşılık İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki enerji tesislerine yönelik füze ve drone saldırıları düzenledi. Her iki Körfez ülkesi de saldırıların sınırlı hasara yol açtığını ve can kaybı olmadığını duyurdu.
En kritik gelişme ise İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani'nin, "uluslararası toplumun ABD'nin saldırganlığını durdurmaması halinde Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini garanti edemeyeceklerini" açıklaması oldu. Bu ifade, boğazın mayınlanması veya askeri abluka altına alınması ihtimalini gündeme getirdi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise yaptığı yazılı açıklamada, "Hürmüz Boğazı'nda uluslararası deniz trafiği normal seyrinde devam etmektedir. ABD donanması ve müttefikleri, seyrüsefer serbestisini sağlamak için gerekli tüm tedbirleri almıştır" ifadelerini kullandı.
Küresel ekonomi ve enerji piyasalarına etkisi
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması tehdidi, uluslararası petrol fiyatlarında hızlı bir yükselişe neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı, son bir haftada yüzde 12 artışla 95 dolar seviyesine ulaştı. Analistler, boğazdan geçişin tamamen durması halinde petrol fiyatlarının 150 doların üzerine çıkabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, halihazırda yüksek enflasyonla mücadele eden küresel ekonominin yeni bir şok dalgasıyla karşı karşıya kalabileceği anlamına geliyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), kritik deniz yollarının güvenliğinin sağlanması için acil toplantı çağrısı yaparken, Suudi Arabistan ve BAE, İran saldırılarının ardından kendi savunma önlemlerini artırdı. Bölgedeki gerginliğin doğrudan sonucu olarak birçok sigorta şirketi, Körfez sularında seyreden gemilere verdiği savaş riski teminatını iptal etti veya primleri yüzde 300 oranında artırdı. Bu durum, deniz ticaretinde maliyetlerin artmasına ve bazı nakliye şirketlerinin alternatif rotalar aramasına neden oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü Körfez ülkelerinden ve İran'dan karşılıyor. Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Türkiye'nin petrol ve doğal gaz tedarikinde ciddi aksamalara yol açabilir. Bu durum, mevcut ekonomik krizle mücadele eden Türkiye için enerji fiyatlarının daha da yükselmesi anlamına gelir. Ayrıca, bölgesel gerginliğin artması, Türkiye'nin Katar ve Suudi Arabistan ile geliştirdiği ticari ilişkileri de olumsuz etkileyebilir. Türkiye, bir yandan ABD ile müttefiklik ilişkisini sürdürürken, diğer yandan İran'la sınır komşusu olması nedeniyle dengeli bir dış politika izlemek zorundadır.