ABD ve İran, Basra Körfezi'nde haftalardır süren çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve savaşı durdurmak için geçici bir anlaşmaya vardı. Bloomberg'in aktardığına göre, taraflar arasında varılan mutabakat on binlerce kişinin hayatını kaybettiği çatışmaları sonlandırırken, İran'ın nükleer programının akıbetine ilişkin müzakerelerin de önünü açıyor. Anlaşma kapsamında ABD, İran'a yönelik bazı yaptırımları hafifletmeyi kabul ederken, Tahran yönetimi de uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırmayı taahhüt ediyor. Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılmasıyla birlikte küresel petrol arzında rahatlama bekleniyor.
Anlaşmanın arka planı ve müzakerelerin seyri
Son haftalarda Basra Körfezi'nde tırmanan gerginlik, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı mayınlayarak uluslararası petrol taşımacılığını engellemesiyle zirveye ulaşmıştı. ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri boğazı temizlemek için askeri operasyon başlatmış, ancak çatışmalar kısa sürede geniş bir savaşa dönüşmüştü. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalarda en az 15 bin sivil, 8 bin asker hayatını kaybetti. Tarafların Yemen, Suriye ve Irak'taki vekil güçleri de savaşa dahil olurken, bölgesel istikrarsızlık körfez ülkelerini de tehdit eder hale gelmişti.
Müzakerelerin, Umman'ın başkenti Maskat'ta üç hafta boyunca süren gizli görüşmelerin ardından sonuçlandığı belirtiliyor. Anlaşma metnine göre, İran uranyum zenginleştirmeyi yüzde 3.67 ile sınırlandıracak ve mevcut yüzde 60'lık stokunu Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetiminde yurtdışına sevk edecek. Buna karşılık ABD, İran'a uyguladığı petrol ihracatı ve bankacılık yaptırımlarını kademeli olarak kaldıracak. Anlaşmanın altı aylık bir geçiş sürecini kapsadığı ve bu süre zarfında kapsamlı bir nükleer anlaşma için müzakerelerin başlatılacağı ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Anlaşma, küresel enerji piyasalarında büyük bir rahatlama yarattı. Brent petrolün varil fiyatı, savaşın başladığı günden bu yana yüzde 40 artarak 125 dolara kadar yükselmişti. Anlaşma haberinin ardından petrol fiyatları yüzde 8 düşüşle 115 dolara geriledi. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılmasıyla birlikte fiyatların 100 doların altına inebileceğini öngörüyor. Boğaz, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir geçiş noktası konumunda.
İsrail ve Suudi Arabistan anlaşmaya temkinli yaklaşırken, Avrupa Birliği ve Çin memnuniyetlerini dile getirdi. İsrail Başbakanı, İran'ın nükleer programına ilişkin herhangi bir anlaşmanın İsrail'in güvenliğini tehdit edebileceği uyarısında bulundu. Suudi Arabistan ise Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasının bölgesel istikrar için kritik olduğunu vurguladı. Rusya, anlaşmanın BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanması gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 90'ını ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'nın açılmasından olumlu etkilenecektir. Anlaşma, petrol fiyatlarının düşmesine katkı sağlayarak Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonist baskıları hafifletebilir. Ayrıca, Türkiye'nin İran'la 20 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi ve doğalgaz anlaşmaları düşünüldüğünde, İran'a yönelik yaptırımların hafiflemesi Ankara'nın elini güçlendirecektir. Bölgesel olarak, İran'ın uluslararası sisteme entegrasyonu, Suriye ve Irak'taki istikrarsızlığın çözümünde Türkiye'ye yeni diplomatik açılımlar sunabilir. Ancak İsrail'in tepkisi ve Suudi Arabistan'ın endişeleri, Türkiye'nin bölgedeki dengeleri gözetmesini gerektiriyor.