ABD ve İran, yaklaşık dört aydır devam eden ve iki ülkeyi savaşın eşiğine getiren gerilimi durdurma konusunda mutabakata vardı. Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, taraflar Arabistan Körfezi'nde askeri angajmanı sona erdirme ve nükleer müzakereleri yeniden başlatma konusunda anlaştı. Anlaşma, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine sınırlama getirilmesi ve ABD'nin bazı yaptırımları gevşetmesini içeriyor. Bu gelişme, petrol fiyatlarında ani bir düşüşe ve küresel piyasalarda rahatlamaya yol açtı.
Gelişmenin Arka Planı
Gerilim, Kasım 2023'te İran'ın nükleer programını hızlandırması ve ABD'nin Körfez'deki askeri varlığını artırmasıyla başladı. İki taraf arasında Ocak ayında bir dizi deniz karşılaşması yaşandı ve ABD, İran'a bağlı milis güçlerine yönelik hava saldırıları düzenledi. Mart ayında İran'ın Hürmüz Boğazı'nda bir tankere el koymasıyla kriz zirveye ulaştı. Ancak Umman ve Irak arabuluculuğunda yürütülen gizli görüşmeler sonuç verdi.
Anlaşma metnine göre, İran yüzde 60'a kadar zenginleştirilmiş uranyum stoklarını dondurmayı ve IAEA denetimlerine yeniden izin vermeyi kabul ederken, ABD de Trump döneminde uygulamaya konan bazı yaptırımları askıya almayı taahhüt etti. Anlaşmanın süresi 120 gün olarak belirlendi ve bu süre zarfında kapsamlı bir nükleer anlaşma için müzakereler yapılacak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Anlaşma, sadece iki ülke arasındaki çatışma riskini azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda Körfez ülkeleri, İsrail ve Avrupa Birliği'ni de yakından ilgilendiriyor. Suudi Arabistan ve BAE, İran'ın bölgesel faaliyetlerine yönelik endişelerini dile getirirken, İsrail anlaşmayı "tehlikeli bir taviz" olarak nitelendirdi. Avrupa Birliği ise anlaşmayı memnuniyetle karşıladı ve nükleer müzakerelerin yeniden başlatılması için destek sözü verdi.
Küresel ölçekte, anlaşma petrol piyasalarında rahatlamaya neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı anlaşma haberinin ardından yüzde 3 düşerek 87 dolara geriledi. Analistler, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin artmasının enerji arz güvenliğine katkı sağlayacağını belirtiyor. Ancak anlaşmanın kalıcı olup olmayacağı konusunda şüpheler de mevcut.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olması ve enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılaması nedeniyle bu anlaşmadan doğrudan etkileniyor. Anlaşma, Türkiye'nin doğal gaz ve petrol ithalatında fiyat istikrarı sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ancak ABD-İran arasındaki gerilimin azalması, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri operasyonlarına yönelik uluslararası baskıyı artırabilir. Ankara, anlaşmayı temkinli bir iyimserlikle karşılarken, nükleer müzakerelerde Türkiye'nin çıkarlarının gözetilmesini bekliyor.