ABD'nin uzaydaki askeri üstünlüğü, çok kutuplu dünya düzeninde giderek daha kırılgan hale geliyor. 2025 yılında Nazmelis Zengin'in yazdığı "Çok Kutuplu Bir Dünyada ABD Uzay Gücünün Kırılganlığı" başlıklı analizde, Washington'ın mevcut rotasını değiştirmezse, orta ölçekli uzay güçlerinden ders alarak hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştı. Bir yıl sonra, alandaki uzmanlara sorduk: Stratejik belirsizlik derinleşirken Washington hangi adımları atmalı?
Gelişmenin Arka Planı
Uzay, Soğuk Savaş'tan bu yana stratejik bir alan olarak kabul ediliyor, ancak son yıllarda Çin, Rusya, Hindistan ve hatta İsrail gibi ülkelerin uzay kabiliyetlerini hızla geliştirmesi, ABD'nin üstünlüğünü sorgulamaya açtı. ABD Uzay Kuvvetleri'nin kurulmasına rağmen, bütçe kısıtlamaları ve teknolojik yayılma, Washington'ın tek başına mutlak hakimiyet sürdürmesini zorlaştırıyor. Özellikle Çin'in insansız uzay araçları ve uydu karşıtı silah programları, ABD'nin uzaydaki varlığına doğrudan meydan okuyor.
Zengin, analizinde ABD'nin "yalnız kurt" stratejisini terk ederek, müttefiklerle ortak uzay operasyonları, istihbarat paylaşımı ve teknoloji geliştirme platformları oluşturması gerektiğini savunuyor. Ayrıca, orta ölçekli uzay güçlerinin (örneğin Japonya, Fransa, İsrail) başarılı işbirliklerinden örnekler vererek, ABD'nin onların deneyimlerinden faydalanmasını öneriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Uzay üstünlüğü, yalnızca askeri değil, ekonomik ve diplomatik alanda da belirleyici bir faktör. Küresel iletişim, navigasyon, tarım, iklim izleme ve finansal işlemler, uzaya bağımlı. ABD'nin bu alandaki zayıflaması, Çin ve Rusya'nın yörünge silahlanmasını hızlandırmasına, uluslararası uzay hukukunun erozyona uğramasına yol açabilir. ABD, NATO ve diğer ortaklarını bir araya getirerek "Uzay İttifakı" benzeri bir yapı kurabilir. Ancak bu, Washington'ın liderliği tekelleştirmek yerine paylaşmasını gerektirecek; aksi takdirde ittifakın güvenilirliği sorgulanacaktır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda insanlı uzay misyonu, yerli uydu projeleri (Türksat, İmece) ve Ay Araştırma Programı ile uzay alanında önemli adımlar atıyor. ABD'nin uzayda ortaklık arayışı, Türkiye gibi yükselen uzay güçlerine hem işbirliği fırsatları hem de bağımsız politika geliştirme gerekliliği sunuyor. Ankara, Washington'ın ortaklık çağrılarına temkinli yaklaşırken, kendi uzay ekosistemini çeşitlendirmeli ve Çin-Rusya ile dengeli ilişkiler kurmalıdır. Aksi halde, küresel uzay rekabetinde yalnızlaşma riski bulunuyor.