ABD Başkanı Donald Trump, yedi yıl önce Türkiye'nin Rus S-400 hava savunma sistemlerini tedarik etmesi nedeniyle uygulanan yaptırımların yakında kaldırılacağını duyurdu. Bu hamle, NATO'nun en büyük ikinci askeri gücü olan Türkiye'nin F-35 stealth jet programına geri dönüşünün önünü açıyor. Trump, 'Dostlarımızı yaptırımla cezalandırmak istemiyoruz' ifadelerini kullandı. Ancak bu gelişme, bölgedeki yakın müttefiki İsrail'in tepkisine yol açtı. Tel Aviv yönetimi, Türkiye'nin F-35 sahibi olmasının bölgesel güç dengesini değiştirebileceği endişesini taşıyor.
CAATSA yaptırımlarının kalkması ve F-35'e dönüş
ABD, 2017 yılında Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerini satın alması üzerine 2020'de CAATSA (ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası) kapsamında yaptırımlar uygulamıştı. Bu yaptırımlar, Türkiye'yi F-35 programından çıkarmış ve savunma sanayii alanında kısıtlamalar getirmişti. Trump'ın açıklaması, bu yaptırımların kalkacağı ve Türkiye'nin yeniden F-35 tedarik edebileceği anlamına geliyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, kararın resmileşmesi için Kongre sürecinin tamamlanması gerektiğini belirtiyor. Ancak Trump'ın bu yöndeki iradesi, iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin normalleşme sinyali olarak değerlendiriliyor. Türkiye, daha önce 100 adet F-35 siparişi vermiş ve ödemelerini yapmıştı. Programdan çıkarılmasıyla birlikte bu uçakların bir kısmı ABD envanterine dahil edilmişti.
İsrail'in endişeleri ve bölgesel boyut
İsrail, bölgede F-35 kullanan tek ülke konumunda. Türkiye'nin de aynı jetlere sahip olması, İsrail'in hava üstünlüğünü sorgulamasına neden oluyor. İsrailli yetkililer, 'Türkiye'nin bölgedeki angajmanları göz önüne alındığında, F-35'lerin caydırıcılığımızı azaltabileceğini' ifade ediyor. Ancak ABD, Türkiye'nin NATO üyesi olduğunu ve ittifak içinde iş birliğinin devam etmesi gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlar, Türkiye'nin F-35'lere kavuşmasının Doğu Akdeniz, Suriye ve Irak'taki güç dengesini etkileyebileceğini belirtiyor. Aynı zamanda, Türkiye'nin Rusya ile ilişkilerinde de bir denge unsuru olarak görülüyor. Ankara, hem F-35 hem de S-400 sistemlerine sahip olursa, savunma alanında iki büyük güç arasında stratejik bir konum elde edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikası ve savunma sanayii açısından kritik bir dönüm noktasıdır. Yaptırımların kalkması, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde normalleşme sürecine girdiğini gösteriyor. F-35'e dönüş, Türk Hava Kuvvetleri'nin modernizasyonu için hayati önem taşırken, aynı zamanda yerli savunma projelerine de ivme kazandırabilir. Ancak İsrail'in tepkisi, bölgesel gerginlikleri artırabilir. Türkiye, bu fırsatı kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak hem NATO içindeki konumunu güçlendirmeli hem de stratejik bağımsızlığını korumalıdır.