ABD Başkanı Donald Trump'ın sert söylemleriyle hedef aldığı Kolombiyalı senatör Iván Cepeda, sağ popülizmin yükselişine karşı sessiz kalmıyor. Trump'ın kendisini 'radikal solcu bir Marksist' olarak nitelendirmesine rağmen Cepeda, 2026'da yapılması planlanan Kolombiya cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylığını koymaya hazırlanıyor. Ancak önünde aşması gereken büyük bir engel var: Ülkede son yıllarda yükselen sağ popülizm ve Trump benzeri söylemlerle destek toplayan sağcı muhalefet.
Trump'ın hedefi: Iván Cepeda
Cepeda, uzun yıllardır Kolombiya'daki sol hareketin önemli isimlerinden biri. 1990'larda ülkenin en kanlı dönemlerinde insan hakları savunucusu olarak çalıştı ve 2011'de Kongre'ye seçildi. 2016 barış anlaşmasının mimarlarından biri olarak da biliniyor. Ancak Trump'ın kendisini hedef almasıyla uluslararası arenada daha fazla tanınır hale geldi. Trump, geçtiğimiz aylarda yaptığı bir konuşmada Cepeda için 'O bir radikal solcu Marksist' ifadelerini kullanmıştı. Bu ifade, Cepeda'nın ABD'de de tanınmasına yol açtı.
Cepeda, Trump'ın bu söyleminin aslında bir seçim stratejisi olduğunu düşünüyor. Zira Trump, 2024 ABD başkanlık seçimlerinde popülist söylemlerle oy toplamaya çalışıyor. Cepeda'ya yönelik suçlamaların da bu stratejinin bir parçası olduğu belirtiliyor.
Kolombiya'da sağ popülizmin yükselişi
Kolombiya son yıllarda sağ popülizmin yükseldiği bir ülke haline geldi. 2018'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanan sağcı aday Iván Duque, reformları durdurmuş ve barış sürecini rayından çıkarmıştı. 2022'de ise ilk solcu cumhurbaşkanı Gustavo Petro seçilmişti. Ancak Petro'nun başarısızlıkları ve artan şiddet olayları, sağ popülizmin yeniden yükselmesine yol açtı. Anketlere göre, 2026 seçimlerinde Cepeda'nın en büyük rakibi, Trump benzeri söylemlerle öne çıkan sağcı popülist aday olacak.
Cepeda, bu zorlu seçim sürecinde umutlu olduğunu belirtiyor. The Times'a konuşan Cepeda, 'Vazgeçmiyorum. Çünkü bu ülke adalet ve barışa muhtaç. Biz solcular olarak her zaman direndik ve direnmeye devam edeceğiz' dedi. Ona göre, Kolombiya'da barışın tesisi ancak solun iktidara gelmesiyle mümkün.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'daki siyasi gelişmeler, Latin Amerika'daki sol dalganın yönünü belirleyecek olması bakımından Türkiye için dolaylı ama önemli bir jeopolitik gösterge. Türkiye, bölgede Brezilya, Arjantin ve Meksika ile ticari ilişkilerini geliştirirken, Kolombiya ile de savunma sanayiinde iş birliği potansiyeli taşıyor. Ancak asıl etki, ABD'nin bölgeye yönelik politikalarında. Trump'ın yeniden başkan seçilmesi halinde Latin Amerika'da popülist sağ iktidarları destekleme olasılığı, Türkiye'nin bölgedeki nüfuz alanını daraltabilir. Bu nedenle, Kolombiya seçimleri yalnızca yerel değil, küresel bir mücadele olarak da okunmalı.