Bir üst düzey ABD ticaret yetkilisi, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Çin'in bir dizi haksız ticaret uygulamasına örtülü bir şekilde yüklenirken, aynı zamanda ABD'nin uzun süredir bu konuda pasif kaldığını eleştirdi. Yetkili, "Onlar sübvansiyon yaptı, damping yaptı, düzenleyici engeller koydu, devlete ait işletmeleri destekledi," diyerek Çin'in ticaret politikalarını hedef aldı. Bu açıklamalar, küresel ticaret dengelerinin giderek kızıştığı ve ABD ile Çin arasındaki teknolojik ve ekonomik rekabetin arttığı bir dönemde geldi. Yetkilinin sözleri, Washington'un endüstri politikalarındaki zafiyetine de dikkat çekerken, özellikle çip ve yeşil enerji gibi kritik sektörlerde ABD'nin rekabet gücünü artırmak için daha kararlı adımlar atılması gerektiğini ima etti.
Gelişmenin arka planı
ABD Ticaret Bakanlığı'nın üst düzey bir yetkilisi, adının açıklanmaması kaydıyla yaptığı brifingde, Çin'in uzun yıllardır devam eden ticaret uygulamalarının küresel ticaret sistemine zarar verdiğini vurguladı. Yetkili, "Çin, sanayisini korumak ve ihracatını artırmak için sübvansiyonlar, damping, düzenleyici engeller ve devlet destekli işletmeleri kullanarak diğer ülkeleri dezavantajlı duruma getiriyor. Bu uygulamalar, serbest ve adil ticaret ilkeleriyle bağdaşmıyor," dedi. Yetkilinin açıklamaları, özellikle yarı iletkenler, elektrikli araç bataryaları ve yenilenebilir enerji teknolojileri gibi stratejik sektörlerde ABD ve Çin arasındaki gerginliğin arttığı bir döneme denk geldi. Çin, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle birçok ülke tarafından eleştirilirken, ABD daha önce Trump yönetimi döneminde başlatılan ticaret savaşının ardından bu konuda bazı adımlar atmıştı. Ancak Biden yönetimi, Çin'e karşı daha kapsamlı bir strateji izlemeye çalışsa da, yetkilinin sözleri Washington'un bu alanda hala yetersiz kaldığına işaret etti.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD'li yetkilinin bu açıklamaları, sadece ABD-Çin ticaret gerilimini değil, aynı zamanda ABD'nin müttefikleriyle olan ilişkilerini de yakından ilgilendiriyor. Avrupa Birliği, Japonya ve Güney Kore gibi ABD'nin önemli ticaret ortakları, Çin'in haksız uygulamalarından benzer şekilde şikayetçi. Yetkilinin, ABD'nin "uzun süredir direksiyon başında uyuduğu" yönündeki eleştirisi, Washington'un bu müttefiklerle iş birliği içinde daha etkin bir ticaret politikası izlemesi gerektiğini akıllara getiriyor. Özellikle Çin'in dijital para birimi, 5G altyapısı ve yapay zeka gibi alanlardaki ilerlemeleri, Batılı ülkeler için bir tehdit olarak değerlendiriliyor. ABD, Çin'e karşı teknolojik üstünlüğünü korumak için çip yasası ve enflasyon azaltma yasası gibi hamleler yaparken, bu politikaların etkinliği henüz tam olarak kanıtlanmış değil. Yetkilinin sözleri, bu çabaların hızlandırılması gerektiğine dair bir uyarı niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin ticaret gerilimi, Türkiye açısından hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Türkiye, bu iki dev arasındaki dengeleri kullanarak ticaret rotalarını çeşitlendirebilir ve özellikle savunma sanayisi, yeşil enerji ve teknoloji alanlarında yatırım çekebilir. Ancak Çin'in haksız ticaret uygulamaları, Türk ihracatçılarının da karşılaştığı damping sorunlarını derinleştirebilir. Ayrıca ABD'nin teknolojik rekabette attığı adımlar, Türkiye'nin Çin ile olan ticaretinde dolaylı etkiler yaratabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin ABD ile ticari ilişkilerini güçlendirirken, Çin pazarında da adil rekabet koşullarını koruması önem taşıyor. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde, Türkiye'nin stratejik konumunu avantaja çevirmesi mümkün.