ABD'nin Texas eyaletinde, 2021 yılında kabul edilen ve posta yoluyla kullanılan oy pusulaları ile oy başvuruları için kimlik ibrazını zorunlu kılan seçim yasasının çeşitli hükümleri, federal temyiz mahkemesi tarafından yeniden yürürlüğe konuldu. 5. ABD Bölge Temyiz Mahkemesi'nin kararı, söz konusu hükümlerin Mart ayında bir alt mahkeme tarafından bloke edilmesinin ardından geldi. Karar, seçim güvenliği ile oy hakkı arasındaki hassas dengeyi yeniden gündeme taşıdı.
Gelişmenin arka planı
Texas'ta 2021'de kabul edilen SB 1 olarak bilinen seçim yasası, seçim güvenliğini artırma amacı taşıyor. Yasa, posta yoluyla oy kullanmak isteyen seçmenlerin, oy pusulası ve başvuru formlarında kimlik numarası (Teksas sürücü belgesi numarası veya sosyal güvenlik numarasının son dört hanesi) vermelerini zorunlu kılıyor. Ayrıca, yetkililere, uyumsuzluk durumunda başvuruları reddetme yetkisi tanıyor. Bu hükümler, Mart ayında federal bölge mahkemesi yargıcı Xavier Rodriguez tarafından, yaşlı ve azınlık seçmenlerin oy hakkını orantısız şekilde kısıtladığı gerekçesiyle askıya alınmıştı.
Cumhuriyetçi Parti yönetimindeki Texas eyaleti, bu karara itiraz ederek konuyu temyiz mahkemesine taşıdı. New Orleans merkezli 5. Daire, yasayı büyük ölçüde savunarak, alt mahkemenin kararını bozdu ve yasanın çoğu hükmünün uygulanmasının önünü açtı. Mahkeme, yasanın seçim bütünlüğünü korumaya yönelik meşru bir devlet çıkarına hizmet ettiğini ve seçmenler üzerinde aşırı bir yük oluşturmadığını belirtti.
Demokrat Parti ve sivil toplum örgütleri kararı sert şekilde eleştirdi. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) ve diğer gruplar, bu tür kimlik şartlarının özellikle azınlık ve düşük gelirli seçmenleri orantısız şekilde etkilediğini, bu nedenle ayrımcı olduğunu savunuyor. Kararın, Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde büyük önem taşıdığı belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu karar, ABD genelinde seçim güvenliği tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Eski Başkan Donald Trump'ın 2020 seçimlerinde hile yapıldığına dair asılsız iddiaları, birçok Cumhuriyetçi eyalette daha katı seçim yasalarının çıkarılmasına yol açtı. Texas, bu konuda en önde gelen eyaletlerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak eleştirmenler, bu yasaların özellikle Demokrat seçmenlerin oy kullanmasını zorlaştırdığını ve demokrasiyi zayıflattığını savunuyor.
ABD'de seçim yasalarına ilişkin bu tür davalar sıklıkla Yüksek Mahkeme'ye taşınıyor. Texas'taki bu kararın da nihai olarak Yüksek Mahkeme'ye gitmesi bekleniyor. Yüksek Mahkeme'nin daha önce seçim yasaları konusunda eyalet yasama organlarının yetkilerini genişleten kararlar verdiği biliniyor.
Küresel ölçekte ise, ABD'nin seçim güvenliği konusundaki tartışmaları, dünya genelinde demokrasinin durumuna ilişkin endişeleri artırıyor. Özellikle son yıllarda birçok ülkede dezenformasyon ve seçim müdahaleleri konusunda artan kaygılar yaşanıyor. Texas'taki bu karar, seçim güvenliği ile oy hakkı arasındaki dengeyi nasıl kuracağımız konusunda önemli bir örnek teşkil ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikasını doğrudan etkilemese de, ABD'deki seçim güvenliği tartışmaları, demokrasinin işleyişi ve göçmen toplulukların hakları gibi konularda küresel bir etki yaratıyor. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde demokratik değerlerin önemini sıklıkla vurgulamaktadır. ABD'de seçim yasalarının sıkılaştırılması, özellikle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının oy kullanma pratiklerini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, bu tür kararlar, küresel ölçekte demokrasinin güçlendirilmesi konusunda çalışan ülkeler için bir referans noktası oluşturabilir. Türkiye'nin kendi seçim sistemini düzenlerken, oy hakkının genişletilmesi ve seçim güvenliğinin sağlanması arasında denge kurması açısından bu gelişmeleri izlemesi yararlı olacaktır.