ABD Temsilciler Meclisi'nden iki partili bir grup milletvekili, yapay zeka (YZ) teknolojilerinin geliştirilmesi ve kullanımına yönelik kapsamlı bir yasa tasarısı taslağı yayınladı. Tasarı, YZ sistemlerinin şeffaflık, güvenlik ve hesap verebilirlik ilkelerine uygun olarak tasarlanmasını ve işletilmesini zorunlu kılmayı hedefliyor. Özellikle federal kurumların YZ kullanımına dair net standartlar belirlenmesi ve vatandaşların YZ kararlarına karşı itiraz mekanizmalarının oluşturulması öngörülüyor. Tasarının önümüzdeki haftalarda komite görüşmelerine sunulması bekleniyor.
Tasarının kapsamı ve temel hükümleri
Taslak metin, YZ sistemlerinin "yüksek riskli" kategorilere ayrılmasını ve bu sistemlerin bağımsız denetimlere tabi tutulmasını öngörüyor. Yüksek riskli YZ uygulamaları arasında sağlık, istihdam, kredi değerlendirmesi ve kolluk kuvvetleri gibi alanlar sayılıyor. Bu tür sistemlerin kullanıcılara, bir YZ kararıyla etkileşime girdiklerinde bildirim yapması zorunlu hale getiriliyor.
Ayrıca tasarı, federal kurumların her birine bir YZ sorumlusu atamasını ve YZ sistemlerinin etki değerlendirmelerini yıllık olarak yayınlamasını şart koşuyor. Şirketler için ise gönüllü raporlama teşvik edilirken, yanıltıcı veya zararlı YZ çıktılarına karşı yasal sorumluluk düzenlemeleri getiriliyor. Tasarının kapsamı, özel sektörü de içerecek şekilde genişletilebileceği ifade ediliyor.
Tasarının mimarları arasında yer alan Temsilci Frank Pallone, "YZ devrimi, güvenlik duvarları olmadan ilerleyemez. Bu yasa, ABD'nin yenilikçilik kapasitesini korurken vatandaşlarımızın temel haklarını da güvence altına alacak" dedi. Temsilci Cathy McMorris Rodgers ise "Rekabetçi kalabilmek için basiretli düzenlemeler şart. Aşırı düzenleme yenilikçiliği boğabilir, ancak hiç düzenleme olmaması da kabul edilemez" yorumunu yaptı.
Küresel rekabet ve düzenleme yarışı
Tasarı, Avrupa Birliği'nin YZ Yasası (AI Act) ile benzerlikler taşıyor. Avrupa Birliği, mart ayında kabul ettiği yasayla risk temelli bir yaklaşım benimsemişti. ABD'nin bu adımı, Çin merkezli YZ şirketlerinin hızlı yükselişi karşısında Batılı standartları belirleme çabası olarak değerlendiriliyor.
Analistlere göre, Biden yönetimi ekim ayında yayınladığı geniş kapsamlı YZ yürütme emriyle zaten ilk adımları atmıştı. Ancak yasalaşma süreci, özellikle seçim yılında Kongre'deki yoğun gündem nedeniyle zorlu görünüyor. Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret Komitesi'nin haziran ayında bir duruşma düzenlemesi planlanıyor.
Tasarıya gelen ilk tepkiler arasında, teknoloji şirketlerinin "aşırı yükümlülük" endişeleri öne çıkıyor. Silicon Valley merkezli lobi grupları, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için raporlama yükünün hafifletilmesini talep ediyor. Diğer yandan sivil toplum örgütleri, tasarının yeterince katı olmadığını, özellikle yüz tanıma gibi biyometrik teknolojilerin kolluk tarafından kullanımına dair daha sıkı kısıtlamalar istiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin YZ düzenleme hamlesi, küresel teknoloji standartlarının belirlenmesinde kritik bir adım. Türkiye, gerek savunma sanayinde gerekse ticari alanda YZ teknolojilerine büyük yatırım yapan ülkeler arasında. Bu gelişme, Türkiye'nin ihracat yaptığı pazarlarda (özellikle ABD ve AB) uyum sağlaması gereken yeni kurallar anlamına gelebilir. Öte yandan, Türkiye'nin kendi YZ stratejisini oluştururken bu düzenlemeleri referans alması, uluslararası rekabet gücünü artırabilir. Ayrıca, NATO müttefiki olan ABD ile teknoloji transferi ve iş birliği projelerinde, ABD'nin belirleyeceği yeni etik standartların Türkiye'nin savunma ve siber güvenlik politikalarını da dolaylı olarak etkilemesi beklenebilir.