ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump'ın İran'a karşı askeri güç kullanma yetkisini sınırlayan bir savaş yetkileri kararını kabul etti. 224'e karşı 184 oyla geçen karar, dört Cumhuriyetçi milletvekilinin Demokratlarla birlikte oy kullanmasıyla dikkat çekti. Ancak kararın, Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato'da kabul edilmesi zor görünüyor ve Başkan Trump'ın vetosuyla karşılaşması bekleniyor. Karar, Trump yönetiminin 3 Ocak'ta İranlı general Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından tırmanan gerilim ortamında geldi.
Gelişmenin arka planı: Savaş yetkileri tartışması yeniden alevleniyor
Söz konusu karar, ABD Anayasası'nın savaş ilan etme yetkisini Kongre'ye vermesine rağmen, başkanların yıllardır tek taraflı askeri operasyonlar yürütmesine bir tepki olarak görülüyor. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, kararın kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, "Kongre'nin savaş yetkilerini geri almak ve Başkan'ın provokasyonlarından kaynaklanan gereksiz bir çatışmayı önlemek için harekete geçiyoruz" dedi. Karara destek veren Cumhuriyetçi vekillerden Matt Gaetz ise, "Ordumuzu korumak ve anayasaya saygı duymak için buradayız. Savaş kararları tek bir kişi tarafından alınmamalıdır" ifadelerini kullandı.
Trump yönetimi ise kararın bağlayıcı olmadığını ve başkanın askeri operasyonları yürütme yetkisini engellemeyeceğini savunuyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, "Bu karar, başkanın Amerikan çıkarlarını koruma ve teröristlere karşı gerekli askeri adımları atma kabiliyetini zayıflatma girişimidir. Başkan Trump, bu kararı veto edecektir" denildi. Öte yandan, Senato'da da benzer bir kararın görüşülmesi bekleniyor. Ancak Cumhuriyetçi Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell, kararın Senato'dan geçmesine izin vermeyeceğini sinyalini verdi.
Bölgesel ve küresel boyut: İran gerilimi ve uluslararası yansımalar
Karar, özellikle İran ile ABD arasındaki gerilimin zirve yaptığı bir dönemde alındı. Süleymani'nin öldürülmesinin ardından İran, ABD üslerine füze saldırıları düzenlemiş, ancak daha fazla tırmanmayı önlemek için geri adım atmıştı. Trump yönetimi, Süleymani'nin öldürülmesinin yaklaşan saldırıları önlediğini savunurken, Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler, başkanın Kongre'ye danışmadan böyle bir operasyonu yürütme yetkisi olmadığını belirtiyor.
Kararın uluslararası kamuoyunda da yankı bulması bekleniyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, ABD-İran geriliminin diplomatik yollarla çözülmesi çağrısında bulunurken, Rusya ve Çin gibi ülkeler ABD'nin tek taraflı askeri müdahalelerini eleştiriyor. Kararın kabul edilmesi, ABD'nin iç siyasetindeki bölünmüşlüğü bir kez daha gözler önüne sererken, uluslararası toplumun ABD'nin askeri politikalarına duyduğu güvensizliği de artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin güvenlik politikaları açısından yakından takip edilmelidir. ABD-İran gerilimi, doğrudan Türkiye'nin sınır komşusu olan Irak ve Suriye'deki dengeleri etkilemektedir. ABD'nin İran'a yönelik askeri yetkilerinin sınırlanması, bölgede yeni bir çatışma riskini azaltabilir ve Türkiye'nin enerji güvenliği açısından önemli olan Basra Körfezi'ndeki istikrara katkıda bulunabilir. Ancak kararın veto edilmesi durumunda, Trump'ın agresif politikalarının devam etmesi, Türkiye'nin bölgedeki çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, bu süreçte diplomatik kanalları açık tutarak hem ABD hem de İran ile ilişkilerini dengelemeye çalışacaktır.