ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri operasyonlar başlatma yetkisini sınırlandıran bir kararı kabul ederek, başkana nadir görülen bir şekilde meydan okudu. 215'e karşı 208 oyla kabul edilen karar, Trump yönetiminin İran ile olası bir savaşa girmeden önce Kongre'den onay almasını zorunlu kılıyor. Bu adım, özellikle Ocak ayında İranlı General Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesinin ardından tırmanan gerilim ortamında, Kongre'nin savaş yetkilerini yeniden tanımlama çabası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı: Süleymani suikastından sonra tırmanan gerilim
Kararın arka planında, 3 Ocak 2020'de Bağdat Havalimanı'nda düzenlenen ABD drone saldırısında İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Tümgeneral Kasım Süleymani'nin öldürülmesi yatıyor. Saldırı, Trump'ın emriyle gerçekleştirilmiş ve ABD ile İran arasındaki gerilimi tehlikeli bir noktaya taşımıştı. Süleymani'nin öldürülmesinin ardından İran, Irak'taki ABD üslerine balistik füzelerle misilleme yapmış, bu saldırılarda çok sayıda ABD askeri yaralanmıştı.
Trump yönetimi, Süleymani saldırısını meşru müdafaa olarak nitelendirirken, Kongre'deki Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler, başkanın savaş yetkilerini aştığını savundu. Özellikle, Trump'ın 2017'de füze saldırısı emri verdiği Suriye'deki Şayrat Hava Üssü olayı da hatırlatılarak, başkanın askeri güç kullanma konusunda Kongre'yi bilgilendirmeden hareket ettiği eleştirileri yapıldı.
Bölgesel ve küresel boyut: İran ile savaş riski ve Kongre'nin rolü
Kararın kabulü, ABD'de başkanlık ile Kongre arasında savaş yetkileri konusundaki anayasal dengenin yeniden sorgulanmasına yol açtı. 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası'na atıfta bulunan karar, başkanın silahlı kuvvetleri çatışmaya sokma kararını kısıtlıyor. Bununla birlikte, Temsilciler Meclisi'nden geçen bu kararın Senato'dan da geçmesi gerekiyor. Senato'da Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olması, kararın yasalaşmasını zorlaştırabilir. Ancak Demokratlar, kararı Senato'ya da taşıyarak Trump'a baskı yapmayı planlıyor.
Trump yönetimi ise kararı 'siyasi bir oyun' olarak nitelendirirken, İran'a yönelik maksimum baskı politikasının devam edeceği sinyalini verdi. İran cephesinde ise, ABD'nin iç siyasi tartışmaları, Tahran'ın bölgedeki nüfuz alanını genişletme çabalarını etkileyebilir. İran yönetimi, ABD'nin askeri müdahale kapasitesini sınırlayan bu adımı, kendisine karşı uygulanan baskıyı azaltacak bir gelişme olarak görebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin doğrudan komşusu olan İran ve Irak'taki istikrarı etkileme potansiyeli taşıyor. ABD'nin İran'a yönelik askeri müdahale olasılığının Kongre tarafından sınırlanması, bölgede savaş riskini azaltabilir ve Türkiye'nin güvenlik endişelerini bir nebze hafifletebilir. Ancak, ABD-İran geriliminin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Türkiye, hem İran'la enerji ticareti ve sınır güvenliği hem de Irak'taki PKK varlığı nedeniyle bu gerilimden doğrudan etkileniyor. Ayrıca, ABD'nin Kuzey Irak'taki askeri varlığı ve İran'ın bölgesel nüfuz mücadelesi, Türkiye'nin stratejik hesaplarında önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle, ABD Kongresi'ndeki bu adım, Türkiye için bölgesel istikrar açısından olumlu ancak yeterli olmayan bir gelişme olarak değerlendirilebilir.