ABD Temsilciler Meclisi'nde Salı günü yapılan oylamada, bir grup Demokrat milletvekili Cumhuriyetçilerle birlikte hareket ederek İsrail’in Lübnan’daki askeri operasyonlarına ABD yardımını kısıtlama amacı taşıyan bir önergeyi ikinci kez reddetti. Oylama, ABD'nin Ortadoğu'daki angajman kurallarına ilişkin Kongre içindeki bölünmeleri bir kez daha gözler önüne serdi. Demokrat milletvekillerinden oluşan onlarca kişilik bir grup, Cumhuriyetçi çoğunlukla aynı safta yer alarak, savaş yetkilerini sınırlama çabasını boşa çıkardı. Bu gelişme, Başkan Joe Biden yönetiminin İsrail'e verdiği desteğin Kongre'deki siyasi yansımalarını ve ülke içindeki artan muhalif seslere rağmen süregelen askeri yardım politikasının sürdürülebilirliğini tartışmaya açıyor.
İkinci girişim de başarısız oldu
Geçtiğimiz haftalarda ilk kez görüşülen ve reddedilen benzer bir önergenin ardından, bu hafta yeniden gündeme getirilen savaş yetkilerini kısıtlama teklifi, Temsilciler Meclisi'nde 220'ye karşı 196 oyla reddedildi. Red oyu verenler arasında 30'dan fazla Demokrat milletvekili yer aldı. Önerge, başlangıçta İsrail'in Lübnan'daki kara operasyonlarına yönelik ABD askeri desteğini 30 günle sınırlamayı ve bu sürenin sonunda Kongre onayı olmadan yardımın durdurulmasını öngörüyordu. Ancak özellikle İsrail yanlısı kanattan gelen itirazlar, önergenin içeriğinin yumuşatılmasına yol açtı. Yine de son halinde, Başkan'a, İsrail'in sivil kayıpları azaltma çabalarına dair düzenli raporlama yükümlülüğü getirilmesi gibi maddeler yer alıyordu. Bu düzenlemelere rağmen, Beyaz Saray'ın önergeye karşı çıkması ve bazı ılımlı Demokratların ulusal güvenlik endişeleri, önergenin geçmesini engelledi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu oylama, ABD yönetiminin İsrail'e yönelik koşulsuz desteğine karşı Kongre'de artan ama yeterli olmayan bir muhalefetin göstergesi olarak değerlendiriliyor. İsrail'in Lübnan'daki Hizbullah hedeflerine yönelik operasyonları, sivillerin yoğun olarak etkilendiği bölgelerde insani krizi derinleştiriyor. ABD'nin bu operasyonlara lojistik ve istihbarat desteği sağlaması, uluslararası toplumda tepki çekiyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, tarafları itidale davet ederken, bölgedeki gerginliğin daha geniş bir çatışmaya dönüşmesinden endişe ediliyor. Öte yandan, ABD iç siyasetinde bu tür oylamalar, özellikle ilerici kanadın dış politika üzerindeki etkisinin sınırlarını ve seçim döneminde İsrail lobisinin ağırlığını ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Lübnan'a yönelik operasyonlarını yakından takip ediyor ve bu durumun bölgesel istikrarsızlığı artırmasından kaygı duyuyor. ABD Kongresi'nde savaş yetkilerini sınırlama girişimlerinin başarısız olması, Washington'un bölgeye askeri müdahale konusunda çekincelerinin azaldığı anlamına gelmiyor ancak mevcut desteğin süreceğini gösteriyor. Türkiye açısından, Lübnan'da artan çatışmalar, Suriye'deki istikrarsızlıkla birleşince sınır güvenliğini ve bölgesel dengeleri tehdit ediyor. Ankara, insani krizin derinleşmesi halinde mülteci akını riskiyle karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve deniz yetki alanlarına yönelik artan gerilimler, Türkiye'nin çıkarlarını doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.