ABD Temsilciler Meclisi, ülkenin yabancı istihbarat toplama yetkilerini 2 Temmuz 2025’e kadar geçici olarak uzatmak üzere Perşembe günü oylamaya hazırlanıyor. Söz konusu oylama, Başkan Donald Trump’ın eski bir emlak geliştiricisi ve hayırsever olan Bill Pulte’yi Ulusal İstihbarat Direktörlüğü’ne (DNI) vekaleten atamasının yarattığı siyasi fırtınanın ortasında geliyor. Meclis Başkanı Mike Johnson (R-La.), yaptığı açıklamada, İstihbarat Yetkileri Yasası’nın (FISA) 702. maddesi kapsamındaki yabancı istihbarat gözetimine ilişkin hükümlerin geçici olarak devam ettirilmesi için yasa tasarısını gündeme alacaklarını duyurdu.
Pulte ataması ve FISA krizi
Trump’ın Pulte’yi DNI vekili olarak görevlendirmesi, hem Kongre’de hem de istihbarat camiasında şaşkınlıkla karşılandı. Michiganlı bir emlak kralı ve sosyal medya fenomeni olan Pulte’nin istihbarat deneyiminin bulunmaması, Demokratların yanı sıra bazı Cumhuriyetçi senatörlerin de tepkisini çekti. Ancak Beyaz Saray, Pulte’nin “özel sektördeki yenilikçi yönetim becerilerini” istihbarat topluluğuna taşıyacağını savundu.
Tartışmaların odağındaki 702. madde, ABD’nin yurt dışındaki yabancı hedeflere yönelik istihbarat toplamasına izin verirken, bu süreçte Amerikan vatandaşlarının haberleşmesinin de “dolaylı olarak” izlenmesine olanak tanımasıyla eleştiriliyor. Maddenin süresi 19 Nisan’da sona ermişti ve o tarihten bu yana yalnızca geçici önlemlerle yürürlükte tutuluyor. Johnson, uzatmanın bu kez iki partili bir anlaşma çerçevesinde gerçekleşmesini umduğunu belirtirken, bir grup muhafazakar Cumhuriyetçi, FBI’ın yetkilerini kötüye kullandığı gerekçesiyle daha sıkı reformlar talep ediyor.
Küresel istihbarat savaşları ve iç siyasi dengeler
702. maddenin askıya alınması durumunda, ABD’nin terörle mücadele, siber güvenlik ve Çin-Rusya gibi rakiplerin faaliyetlerini izleme kapasitesinin ciddi şekilde zayıflayacağı uyarıları yapılıyor. Öte yandan, Trump’ın istihbarat kurumlarına duyduğu güvensizlik ve Başkanlık döneminde FISA’nın ‘Trump-Rusya soruşturması’nda siyasileştirildiği yönündeki iddiaları, konuyu ideolojik bir savaş alanına dönüştürmüş durumda.
Demokratlar, Pulte’nin atanmasına ilişkin olarak Beyaz Saray’ın Senato onayını beklemeden vekalet vermesini “anayasal bir tuzak” olarak nitelendiriyor. Senato İstihbarat Komitesi’nin her iki kanadı da, Pulte’nin yeminli ifade vermesi ve güvenlik soruşturmasından geçmesi gerektiğini savunuyor. Bu haftaki oylama, Johnson’ın içinde bulunduğu dar bütçe marjı nedeniyle kritik bir test niteliği taşıyor. Zira bazı Cumhuriyetçi vekiller, kısa süreli uzatmaya ancak FBI’ın FISA kullanımına yönelik sert reformlar eklenmesi halinde destek vereceklerini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin yabancı istihbarat yetkilerinin geçici olarak uzatılması ve Pulte’nin atanmasıyla ilgili tartışmalar, Türkiye açısından iki boyutludur. İlk olarak, FISA 702. maddesinin ABD’nin Türkiye dahil müttefik ülkelerdeki istihbarat faaliyetlerini kapsaması, uzatma sürecindeki belirsizliğin Ankara-Washington arasındaki güvenlik işbirliğine etkisini izlemeyi gerektiriyor. İkinci olarak, DNI makamında yaşanan bu geçici atama ve kurumsal istikrarsızlık, ABD’nin küresel istihbarat önceliklerini etkileyebilir. Özellikle Doğu Akdeniz, Suriye ve IŞİD’le mücadele gibi ortak çıkar alanlarında bilgi paylaşımında aksamalar yaşanabilir. Ancak doğrudan bir etki beklenmemekle birlikte, ABD iç siyasetindeki bu tür krizlerin NATO ve ikili savunma işbirliğine yansıması uzun vadede Türkiye’nin de dikkatle takip etmesi gereken bir gelişmedir.