ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri eylemlerini durdurmayı amaçlayan savaş yetkileri kararını üçüncü kez onayladı. Oylamada 7 Cumhuriyetçi üye Demokratlarla birlikte hareket ederek tasarının geçmesini sağladı. Karar, başkanın Kongre onayı olmadan İran'a karşı askeri operasyonları sürdürme yetkisini elinden almayı hedefliyor.
Savaş Yetkileri Kararının Arka Planı
ABD Anayasası'na göre savaş ilan etme yetkisi Kongre'ye ait olsa da, 1973 tarihli Savaş Güçleri Kararı, başkanın askeri güç kullanımını 60 gün ile sınırlandırıyor ve Kongre onayı olmadan uzatılamayacağını hükmediyor. Ancak tarih boyunca birçok başkan bu kararı geniş yorumlayarak askeri müdahalelerde bulundu. Trump yönetimi, İran ile artan gerilim sırasında benzer şekilde hareket ederek Ocak 2020'de İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'yi Bağdat'ta düzenlenen drone saldırısıyla öldürdü. Bu olay sonrası Kongre'de İran'a yönelik savaş yetkilerini kısıtlama çabaları hız kazandı.
Temsilciler Meclisi daha önce iki kez benzer bir kararı kabul etmişti: ilk olarak Ocak 2020'de, ardından Mart 2020'de. Ancak her iki tasarı da Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Senato'da oylanmadı veya başkan tarafından veto edildi. Bu kez Demokratların çoğunlukta olduğu Meclis'te yapılan oylamada 7 Cumhuriyetçi üyenin desteğiyle karar yeniden geçti. Söz konusu üyeler arasında Matt Gaetz, Thomas Massie ve Warren Davidson gibi isimler bulunuyor. Bu üyeler, anayasal yetki aşımı endişeleri ve süresiz askeri müdahale karşıtlığı nedeniyle tasarıya destek verdiklerini açıkladı.
Tasarının yasalaşması için Senato'dan da geçmesi gerekiyor. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato'da benzer bir kararın kabul edilmesi zor görünüyor. Ayrıca Başkan Trump'ın tasarıyı veto etmesi bekleniyor. Trump, daha önce yaptığı açıklamalarda İran'a karşı askeri seçeneklerin masada olduğunu ve Kongre'nin bu tür kısıtlamalarının ulusal güvenliği zayıflatacağını savunmuştu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD ile İran arasındaki gerilim, Orta Doğu'da geniş yankı uyandırıyor. İran, ABD'nin Irak ve Suriye'deki varlığını tehdit olarak görüyor ve bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla baskı unsuru oluşturuyor. Savaş yetkileri kararının kabulü, ABD'nin İran politikasında bir yumuşama sinyali olarak yorumlanabilir; ancak Senato ve Beyaz Saray'dan geçmemesi durumunda pratik bir etkisi olmayacak. Yine de bu oylama, Kongre'nin başkanın savaş yetkilerini sorgulama konusundaki kararlılığını göstermesi açısından önem taşıyor.
Uluslararası toplum, ABD-İran geriliminin azalmasını olumlu karşılıyor. Avrupa Birliği ve Rusya, taraflara itidal çağrısı yaparken, Çin de bölgede istikrarın korunmasını istiyor. Ancak İran'ın nükleer programı ve balistik füze denemeleri, ABD'nin askeri seçenekleri tamamen rafa kaldırmasını engelliyor. Uzmanlar, savaş yetkileri kararının yasalaşsa bile başkanın mevcut askeri operasyonları durdurmak zorunda kalmayacağını, çünkü yürütmenin geniş takdir yetkisini koruduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile İran arasındaki gerilimde denge politikası izliyor. ABD'nin İran'a yönelik askeri harekat yetkisini kısıtlaması, Türkiye'nin bölgesel istikrar beklentileriyle örtüşüyor. Türkiye, İran ile ticari ve diplomatik ilişkilerini sürdürürken, aynı zamanda ABD'nin müttefiki olarak NATO içinde hareket ediyor. Olası bir ABD-İran çatışması, Türkiye'nin enerji güvenliğini ve sınır güvenliğini doğrudan etkiler. Bu nedenle Meclis kararı, Türkiye'nin bölgesel istikrar arayışını destekler nitelikte. Ancak nihai karar Senato'ya bağlı olduğundan, Türkiye'nin gelişmeleri dikkatle izlemesi gerekiyor.