ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, Çarşamba günü düzenlenen ikinci yıllık Hill Nation Zirvesi'nde yaptığı açıklamada, patlayıcı ishale yol açabilen bir bağırsak enfeksiyonu olan kistikeroz (cyclosporiasis) salgınının, kendi kurumu olan Tarım Bakanlığı'nın (USDA) değil, Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) sorumluluğunda olduğunu belirtti. Rollins, tüketicilere yapraklı yeşillikleri iyice yıkamaları çağrısında bulunurken, salgının kaynağının belirlenmesi ve kontrol altına alınması için FDA ile işbirliği yapacaklarını ifade etti. Bu açıklama, ABD'de son haftalarda artan kistikeroz vakalarının ardından gıda güvenliği yetki alanlarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Yetki Karmaşası ve Gıda Güvenliği
Rollins'in açıklamaları, ABD'de gıda güvenliğinden hangi kurumun sorumlu olduğu konusundaki uzun süreli yetki karmaşasını gözler önüne serdi. USDA, et, tavuk ve yumurta ürünlerinin denetiminden sorumluyken; FDA, meyve, sebze, deniz ürünleri ve işlenmiş gıdaların güvenliğinden sorumlu. Kistikeroz, genellikle kontamine ithal taze ürünlerle, özellikle de ahududu, fesleğen ve marul gibi yapraklı yeşilliklerle ilişkilendiriliyor. Son salgında, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) 20 eyalette 100'den fazla vaka bildirdi. Rollins, 'USDA, çiftlikten çatala gıda güvenliğinde kritik rol oynuyor ancak bu belirli patojen FDA'nın yetki alanına giriyor' dedi.
Küresel Ticaret ve Gıda Güvenliği Riskleri
Kistikeroz salgınları, küresel gıda ticaretinin artmasıyla daha sık görülmeye başlandı. ABD'ye ithal edilen taze ürünlerin büyük kısmı Meksika, Guatemala ve diğer Latin Amerika ülkelerinden geliyor. Bu ülkelerdeki hijyen koşulları ve su kaynaklarının kirlenmesi, parazitin yayılmasına zemin hazırlıyor. FDA, ithal ürünlerde denetimleri artırma çabalarına rağmen, kaynak kısıtlamaları ve lojistik zorluklar nedeniyle tüm sevkiyatları kontrol edemiyor. Uzmanlar, FDA ve USDA arasındaki koordinasyon eksikliğinin halk sağlığını tehdit ettiğini vurguluyor. Rollins'in 'Bu FDA'nın sorunu' söylemi, kurumlar arası sorumluluk paylaşımında zayıflık olduğu eleştirilerini beraberinde getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD gibi gelişmiş bir ülkede dahi gıda güvenliği yetki alanlarının net olmaması, uluslararası ticarette denetim mekanizmalarının ne denli kırılgan olduğunu göstermektedir. Türkiye, ABD'ye yaş meyve-sebze ihracatı yapan bir ülke olarak, FDA ve USDA'nın denetim standartlarına uyum sağlamak zorundadır. Ancak bu tür yetki tartışmaları, ithalatçı ülkelerin ek şartlar getirmesine ve ticarette belirsizliklere yol açabilir. Türkiye'nin, gıda ihracatında uluslararası standartları karşılamak için kendi denetim altyapısını güçlendirmesi ve FDA benzeri kurumlarla doğrudan iletişim kanalları kurması stratejik önem taşımaktadır. Ayrıca, iç pazarda da benzer paraziter hastalıkların görülme riskine karşı Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında koordinasyon artırılmalıdır.