ABD devlet tahvili faizleri, petrol fiyatlarındaki artışın etkisiyle çok yıllık zirvelere yükseldi. Yatırımcıların enflasyon ve faiz beklentilerini yeniden fiyatlamasıyla tahvil getirileri arttı. JPMorgan Asset Management ABD CIO'su Kay Herr, bu durumun Birleşik Krallık'ta Liz Truss döneminde yaşanan piyasa çalkantısına benzemediğini belirtti.
Piyasa Dinamikleri ve Uzman Görüşleri
Mike Contopoulos (Janus Henderson) ve Kay Herr (JPMorgan), Bloomberg Deals programında Scarlet Fu'ya konuştu. Contopoulos, makro yatırım ortamının karmaşıklığına dikkat çekti. Herr ise ABD tahvil piyasasındaki hareketin altında yatan nedenlerin farklı olduğunu vurguladı. İngiltere'de 2022'de Başbakan Liz Truss'un vergi indirimi planları, tahvil getirilerinde ani ve sert bir yükselişe yol açmış, İngiltere Merkez Bankası acil müdahale etmek zorunda kalmıştı. Herr, ABD'de benzer bir durumun yaşanmadığını, çünkü faiz artışının para politikasının normalleşmesinden kaynaklandığını ifade etti.
ABD 10 yıllık tahvil faizi son haftalarda %4,80'in üzerine çıkarak 2007'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. 30 yıllık tahvil faizi ise %5'e yaklaştı. Bu yükselişte petrol fiyatlarının varil başına 95 doları aşması etkili oldu. Suudi Arabistan ve Rusya'nın arz kısıtlamalarını yıl sonuna kadar uzatması, enerji maliyetlerini artırarak enflasyon baskılarını güçlendirdi. Yatırımcılar, Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutacağına dair bahislerini artırdı.
Contopoulos, "Piyasalar, merkez bankalarının enflasyonla mücadelede kararlı olduğunu fiyatlıyor. Ancak bu süreçte tahvil getirilerindeki hızlı yükseliş, hisse senedi değerlemeleri ve kredi koşulları üzerinde baskı oluşturuyor" dedi. Herr ise "ABD'deki durum, bir güven krizi değil, güçlü ekonomik verilerin ve arz şoklarının bir yansıması. Liz Truss anından oldukça uzaktayız" ifadelerini kullandı.
Küresel Ekonomik Yansımalar
ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, küresel finansal koşulları sıkılaştırıyor. Gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı hızlanabilir, borçlanma maliyetleri artabilir. Dolar endeksi güçlenirken, altın ve diğer güvenli liman varlıklarına talep dalgalı seyrediyor. Avrupa ve Asya borsaları da bu gelişmelerden olumsuz etkileniyor. Fed'in bir sonraki toplantısında faizleri sabit tutması bekleniyor ancak piyasa, 2024'te olası indirimlerin zamanlamasını sorguluyor.
Petrol fiyatlarındaki artış, küresel enflasyonun düşüşünü yavaşlatabilir. Bu da merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelemesine neden olabilir. Uzmanlar, tahvil piyasasındaki oynaklığın devam edebileceğini, ancak sistemik bir risk görmediklerini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve güçlenen dolar, Türkiye ekonomisi için önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye'nin dış borçlanma maliyetleri artabilir, TL üzerinde değer kaybı baskısı güçlenebilir. Petrol fiyatlarındaki artış ise enerji ithalat faturasını yükselterek cari açığı olumsuz etkileyebilir. Ancak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın son dönemde attığı sıkılaştırma adımları ve rezervlerdeki iyileşme, kırılganlığı bir miktar azaltmış durumda. Yine de küresel finansal koşulların sıkılaşması, Türkiye'nin makroekonomik istikrar çabalarını zorlaştırabilir. Yetkililerin para ve maliye politikalarında temkinli olması gerekiyor.