ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'a yaklaşık 1,96 milyar dolar değerinde hassas güdümlü roket sistemleri ve ilgili ekipman satışını onayladı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Riyad yönetimine Güdümlü Çoklu Fırlatma Roket Sistemi (GMLRS) ve M30A2 Güdümlü Alternatif Savaş Başlıkları (AW) dahil olmak üzere gelişmiş silah sistemlerinin satışı için gerekli iznin verildiği duyuruldu. Satış paketinde ayrıca yedek parçalar, eğitim hizmetleri ve lojistik destek de yer alıyor. Bu onay, ABD'nin Körfez müttefiklerinin savunma kapasitelerini güçlendirme politikası kapsamında değerlendiriliyor.
Satışın Kapsamı ve Arka Planı
Savunma Güvenlik İşbirliği Ajansı (DSCA) tarafından yapılan açıklamaya göre, onaylanan satış paketi 2.739 adet GMLRS mühimmatı, 600 adet M30A2 AW füzesi ve eğitim amaçlı 30 adet M57 ATACMS füzesini içeriyor. Ayrıca, fırlatma araçları, test ekipmanları, simülatörler ve teknik destek hizmetleri de satışa dahil edilmiş durumda. Satışın ana yüklenicisi Lockheed Martin olarak belirlendi. ABD Dışişleri Bakanlığı, satışın Suudi Arabistan'ın mevcut hava savunma sistemlerine entegre edileceğini ve bölgesel tehditlere karşı caydırıcılığı artıracağını belirtti. Ancak insan hakları örgütleri, bu silahların Yemen'de sivil kayıplara yol açabileceği endişesiyle satışa tepki gösterdi. Suudi Arabistan, Yemen'deki İran destekli Husilere karşı askeri operasyonlarını 2015'ten bu yana sürdürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin Suudi Arabistan'a silah satışı, özellikle Yemen'deki savaş nedeniyle uzun süredir tartışma konusu. Biden yönetimi, göreve geldiğinde Suudi Arabistan'a saldırı amaçlı silah satışlarını durdurmuş ancak daha sonra bu politikayı yeniden gözden geçirmişti. Son onay, ABD'nin Körfez bölgesindeki nüfuzunu koruma ve İran tehdidine karşı müttefiklerini güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Öte yandan, Cemal Kaşıkçı cinayeti sonrası ABD-Körfez ilişkileri gerilmiş, ancak enerji güvenliği ve İran'ın bölgesel faaliyetleri bu ittifakı yeniden canlandırmıştı. Satış, ayrıca ABD'nin Çin karşısında bölgedeki askeri varlığını destekleme amacı taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu satış, Türkiye'nin Körfez bölgesindeki güç dengelerini doğrudan etkileyebilir. Suudi Arabistan'ın askeri kapasitesinin artması, özellikle Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ile yaşanan anlaşmazlıklar bağlamında bölgesel gerilimleri körükleyebilir. Türkiye, Yemen krizinde Suudi Arabistan'ın başını çektiği koalisyona destek verse de, Ankara-Riyad ilişkileri son yıllarda inişli çıkışlı bir seyir izliyor. ABD'nin bu satışı, aynı zamanda Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi alımı nedeniyle F-35 programından çıkarılmasıyla sarsılan Ankara-Washington ilişkilerinde bir kez daha çifte standart eleştirilerini gündeme getirebilir. Bununla birlikte, Suudi Arabistan'ın güçlenmesi, İran'ın bölgesel etkisini dengeleyebileceği için Türkiye'nin de içinde olduğu bir denklemde kısa vadede olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.