ABD ve Suudi Arabistan, 29 Temmuz'da Irak'ta İran destekli gruplara yönelik ortak bir hava saldırısı düzenledi. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Amerikan askerlerine ateş açmasına karşılık olarak "İran'ın canına okuyacağız" tehdidinde bulundu. Saldırı, bölgede artan gerginliğin yeni bir aşaması olarak değerlendirilirken, İran'ın Irak'taki vekil güçleri üzerindeki etkisi yeniden gündeme geldi.
Ortak Saldırının Ayrıntıları
Reuters'ın aktardığına göre, saldırı Irak'ın batısındaki İran destekli milis grupların mevzilerine yönelik gerçekleştirildi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), operasyonun "İran'ın bölgedeki provokasyonlarına karşı savunma amaçlı" olduğunu açıkladı. Suudi Arabistan'ın da katıldığı operasyonda, insansız hava araçları ve savaş uçaklarının kullanıldığı bildirildi. Saldırıda ölen veya yaralananların sayısına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Trump, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "İran artık bedel ödemeli. Askerlerimize ateş açmanın sonuçları olacak. Bu gece Irak'ta İran destekli teröristlere ağır darbeler indirdik. Daha fazlası gelecek." ifadelerini kullandı. Beyaz Saray Sözcüsü Kayleigh McEnany ise operasyonun "doğrudan İran'ın saldırganlığına bir yanıt" olduğunu vurguladı.
Bölgesel Gerginlik ve İran'ın Tepkisi
Bu saldırı, İran ile ABD arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde gerçekleşti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, saldırıyı "uluslararası hukukun ihlali" olarak nitelendirerek, "Irak'ın egemenliğine ve bağımsızlığına saygı gösterilmesi gerektiğini" belirtti. Tahran yönetimi, Irak'taki Şii milis gruplar üzerindeki nüfuzunu sürdürmeye kararlı görünüyor.
Uzmanlara göre, ABD ve Suudi Arabistan'ın ortak operasyonu, Körfez'deki güvenlik mimarisini değiştirebilecek bir mesaj niteliği taşıyor. Suudi Arabistan'ın İran karşıtı tutumu, son yıllarda ABD ile daha yakın askeri işbirliğine dönüşmüş durumda. Özellikle 2019'da Suudi petrol tesislerine yönelik İran bağlantılı saldırılar, Riyad'ın Washington'la ortak savunma arayışını hızlandırmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin komşu coğrafyasındaki güvenlik dengelerini doğrudan etkiliyor. Irak'ın istikrarı, Türkiye'nin terörle mücadelesi ve enerji güvenliği açısından kritik önem taşımaktadır. İran'daki yaptırımlar ve artan askeri hareketlilik, bölgedeki gerginliği artırarak Türkiye'nin güney sınırını olumsuz etkileyebilir. Ankara, İran ve ABD arasındaki çatışmaların bölgeye sıçramasını istemiyor. Türkiye, hem Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması hem de bölgede istikrarın sağlanması için diplomasiye başvurulmasından yana. Bu çerçevede Türkiye'nin, Irak ve İran ile diyalog kanallarını açık tutarak gelişmeleri yakından izlediği değerlendiriliyor.