WASHINGTON (17 Eylül) - ABD Dışişleri Bakanlığı, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'a Lockheed Martin üretimi F-35 Lightning II savaş uçaklarının potansiyel satışına onay verildiğini duyurdu. Toplam değeri 24,3 milyar doları bulan anlaşma, krallığın Orta Doğu'daki savaşa daha derinlemesine çekilmesiyle aynı döneme denk geliyor. Onay, ABD Kongresi'nin onay sürecinin başlaması anlamına geliyor; nihai satışın gerçekleşmesi için Kongre'nin itiraz etmemesi gerekiyor.
Anlaşmanın Arka Planı ve Detayları
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre, satış paketi 24,3 milyar dolar değerinde ve Lockheed Martin'in en gelişmiş savaş uçağı olan F-35 Lightning II'leri kapsıyor. F-35, radar görünmezliği (stealth) özelliği, gelişmiş sensör füzyonu ve çok amaçlı görev kabiliyetiyle ABD ve müttefiklerinin envanterindeki en ileri teknoloji ürünü olarak kabul ediliyor. Suudi Arabistan, bu uçaklarla hava üstünlüğü kapasitesini önemli ölçüde artırmayı hedefliyor.
Ancak satışın gerçekleşmesi için ABD Kongresi'nde önemli bir engel bulunuyor. Kongre üyeleri, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki savaştaki rolü, insan hakları ihlalleri ve özellikle gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın 2018'de öldürülmesi nedeniyle satışa karşı çıkabilir. Dışişleri Bakanlığı'nın onayı, satışın potansiyel olarak gerçekleşebileceğini gösteriyor ancak Kongre'nin onay süreci belirsizliğini koruyor.
ABD yönetimi, satışı İran'ın bölgedeki artan etkisine karşı bir denge unsuru olarak görüyor. Suudi Arabistan, ABD'nin Orta Doğu'daki en önemli müttefiklerinden biri ve bu satışla askeri işbirliğinin daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor. F-35'ler, Suudi Arabistan'a bölgesel hava gücünde önemli bir üstünlük sağlayacak.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu satış, Orta Doğu'daki askeri dengeyi önemli ölçüde etkileyecek. Suudi Arabistan, F-35'lere sahip olan az sayıda ülke arasına katılacak; şu anda İsrail, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve bazı NATO ülkeleri bu uçakları kullanıyor. İsrail, bölgedeki niteliksel askeri üstünlüğünü korumak konusunda hassas; ancak ABD, İsrail'e de F-35 satışı yapmış durumda ve bu denge gözetiliyor.
Satış, aynı zamanda ABD'nin Orta Doğu'daki stratejik önceliklerini yansıtıyor. Çin'in bölgedeki etkisini artırma çabaları ve Rusya'nın Suriye'deki varlığı, ABD'nin müttefikleriyle savunma bağlarını güçlendirmesini zorunlu kılıyor. Suudi Arabistan, aynı zamanda Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn gibi Körfez ülkeleriyle birlikte İran'a karşı bir cephe oluşturuyor.
Öte yandan, bu satışın insan hakları boyutu da tartışma konusu. Uluslararası insan hakları örgütleri, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki hava saldırılarında sivil kayıplara yol açtığını ve iç muhalefeti bastırdığını belirterek satışa karşı çıkıyor. ABD Kongresi'ndeki bazı senatörler, satışın onaylanması halinde Suudi Arabistan'ın cezasız kalacağını ve bölgede daha agresif bir politika izleyebileceğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'nin Suudi Arabistan'a F-35 satışını yakından takip ediyor. Türkiye, F-35 programından S-400 alımı nedeniyle çıkarılmış ve bu uçaklara erişimi engellenmişti. Suudi Arabistan'ın F-35'lere sahip olması, bölgesel askeri dengede Türkiye'nin aleyhine bir gelişme olarak görülüyor. Ayrıca, Türkiye'nin kendi milli muharip uçağı KAAN'ı geliştirme sürecinde olduğu düşünülürse, bu satış Türkiye'nin savunma sanayii bağımsızlığını daha da önemli hale getiriyor. Suudi Arabistan ile ilişkiler ise son dönemde normalleşme sürecinde; ancak askeri alandaki bu gelişme, Türkiye'nin Körfez'deki stratejik hesaplarını gözden geçirmesine neden olabilir.