ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Suudi Arabistan'a 24 milyar dolar değerinde F-35 savaş uçağı satışını onayladı. Anlaşma, İran savaşının tetiklediği bölgesel krizle boğuşan Riyad için önemli bir askeri ve stratejik kazanım olarak değerlendiriliyor. Satış, ABD'nin Orta Doğu'daki müttefiklerine yönelik savunma taahhütlerini yeniden teyit ederken, İran'a karşı dengeleri de değiştirebilir.
Anlaşmanın Arka Planı ve Detayları
ABD Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından onaylanan paket, Suudi Arabistan'a en gelişmiş F-35 Lightning II savaş uçaklarının yanı sıra eğitim, bakım ve mühimmat desteğini içeriyor. Anlaşma, ABD Kongresi'nin onay sürecine tabi olacak; ancak Trump yönetiminin desteğiyle geçmesi bekleniyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, satışın "bölgesel istikrarı güçlendireceği" ve "İran'ın agresif politikalarına karşı ortak savunma kapasitesini artıracağı" vurgulandı.
Suudi Arabistan, uzun süredir F-35'lere sahip olmak istiyordu. Ancak geçmişte İsrail'in askeri üstünlüğünü koruma kaygısı ve Yemen savaşındaki rolü nedeniyle bu talep sürekli ertelenmişti. Trump yönetimi, İran'ın nükleer programı ve bölgesel yayılmacılığına karşı Sünni müttefiklerini güçlendirme politikası çerçevesinde bu engeli aştı. Anlaşmanın, Suudi Arabistan'ın hava savunma ve taarruz kabiliyetlerini önemli ölçüde artırması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
F-35 satışı, Orta Doğu'daki güç dengesini derinden etkileyecek. İran, anlaşmayı "bölgesel istikrarsızlığı artıracak bir tırmanma" olarak nitelendirdi. Tahran yönetimi, Suudi Arabistan'ın hava gücünü güçlendirmesinin kendi güvenliğine tehdit oluşturduğunu savunuyor. Öte yandan İsrail, kendisine verilen güvencelerin korunması şartıyla satışa itiraz etmedi. ABD yönetimi, İsrail'in niteliksel askeri üstünlüğünü (QME) garanti altına aldığını belirtti.
Anlaşma, aynı zamanda ABD'nin Çin ve Rusya'ya karşı küresel silah pazarındaki rekabetinde önemli bir hamle. Suudi Arabistan, son yıllarda Çin'den insansız hava araçları ve balistik füze sistemleri satın almıştı. Washington, Riyad'ı yeniden kendi savunma ekosistemine bağlayarak bölgedeki etkisini pekiştirmeyi hedefliyor. Ayrıca anlaşma, ABD savunma sanayii için büyük bir ekonomik kazanç sağlayacak; Lockheed Martin ve alt yüklenicileri için binlerce istihdam yaratacak.
Kongre'deki bazı senatörler, Suudi Arabistan'ın insan hakları ihlalleri ve Yemen'deki rolü nedeniyle satışa karşı çıkabilir. Ancak Trump yönetiminin yoğun lobi faaliyetleri ve İran tehdidini öne çıkaran güvenlik gerekçeleri, onay sürecini kolaylaştırabilir. Anlaşmanın yıl sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Suudi Arabistan'a F-35 satışı, Türkiye'nin kendi F-35 programından çıkarılması ve F-16 modernizasyonu konusundaki beklentileriyle çelişiyor. Ankara, CAATSA yaptırımları ve S-400 krizi nedeniyle F-35 projesinden ihraç edilmişti. Bu anlaşma, ABD'nin Körfez müttefiklerine öncelik verdiğini gösterirken, Türkiye'nin bölgesel hava gücü dengesinde geri planda kalma riskini artırıyor. Ayrıca Suudi Arabistan'ın askeri kapasitesinin artması, Doğu Akdeniz ve Körfez'deki jeopolitik rekabette Türkiye'nin manevra alanını daraltabilir. Türkiye, kendi milli muharip uçağı KAAN ve insansız hava araçlarıyla bu açığı kapatmaya çalışsa da kısa vadede F-35 seviyesinde bir platforma sahip olmayacak.