Trump yönetimi, yasal korumaları bypasse ederek 500'den fazla refakatsiz göçmen çocuğu aceleyle sınır dışı etmeyi planlıyor. Bu skandalı ifşa eden üst düzey Demokrat senatör Ron Wyden, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'a gönderdiği mektupta, “güvenilir” bilgilere dayanarak bu planı öğrendiğini belirtti. Yetkililer, bu ay içinde en az 526 çocuğun ülkelerine gönderilmesini hedefliyor.
Yasal güvenceleri aşma planı
Senatör Wyden, mektubunda HHS bünyesindeki Göçmen Çocuklar Ofisi'nin (ORR) bu çocukları, yasal olarak gerekli olan koruyucu aile yerleştirme ve avukat atama süreçlerini tamamlamadan sınır dışı etmek için harekete geçtiğini yazdı. ORR, refakatsiz çocukların yerleştirilmesinden ve refahından sorumlu federal kurum. Wyden, bu hamlenin “mevcut yasaları ve çocuk koruma protokollerini ihlal edeceğini” ifade etti.
Wyden, çocukların bir kısmının ailelerine kavuşma, diğerlerinin ise sponsor aile yanına yerleştirilme aşamasında olduğunu, ancak planın bu süreci tamamlanmamış halde sınır dışı etmeyi öngördüğünü aktardı. Trump yönetimi, hukuki zorluklarla karşılaşmamak için süreci hızlandırmak için yasal boşlukları kullanmayı hedefliyor. Beyaz Saray ve HHS konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Demokratlar ve insan hakları örgütleri, planın “insanlık dışı” ve “hukuka aykırı” olduğunu belirtiyor. American Civil Liberties Union (ACLU), sınır dışı işlemlerini durdurmak için dava açmaya hazırlandığını duyurdu. Göçmen savunucuları, çocukların ailelerine ve sponsorlara ulaşma şansının ortadan kalkacağını, birçoğunun da menşe ülkelerinde şiddet ve yoksullukla karşı karşıya kalacağını vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu tartışmalı plan, ABD'nin göç politikasında yeni bir kırılma noktasını temsil ediyor. Trump yönetimi daha önce de sığınmacıları Meksika'ya geri gönderme programı ve aile ayrılığı politikasıyla eleştirilmişti. Bu kez, refakatsiz çocukları hedef alması, 2018'deki “sıfır tolerans” politikasının daha da sertleştirilmiş versiyonu olarak yorumlanıyor. Eurasia Group analistleri, bu hamlenin ABD'nin uluslararası insan hakları sözleşmelerine aykırı olduğunu ve ülkenin itibarını daha da zedeleyeceğini belirtiyor.
Plan, özellikle Orta Amerika ülkeleri (Guatemala, Honduras, El Salvador) ile ilişkilerde gerginliğe yol açabilir. Bu ülkeler, sınır dışı edilen çocukları kabul etmek zorunda kalacak. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), planın uygulanması halinde insanlık dışı muamele yasağını ihlal edeceği uyarısında bulundu. Avrupa Birliği de konuyu yakından takip ettiğini açıkladı.
ABD içinde ise Demokrat eyaletler ve sivil toplum kuruluşları, planı mahkemeye taşımaya hazırlanıyor. Hukuk uzmanları, yönetimin çocukların yasal temsil hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle federal yargıdan ihtiyati tedbir kararı çıkabileceğini belirtiyor. Bu gelişme, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde göçmen karşıtı söylemin güçlenmesine de işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin düzenli olarak eleştirdiği çifte standartlar konusunda yeni bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, Suriyeli mültecilere yıllardır ev sahipliği yaparken ABD'nin çocukları sınır dışı etme planı, uluslararası toplumun göçmen politikalarındaki tutarsızlığını gözler önüne seriyor. Doğrudan bir etkisi olmasa da, bu durum Türkiye'nin AB ve BM nezdinde göçmen hakları konusundaki elini güçlendirebilir. Ayrıca, ABD'nin insan hakları söyleminin sorgulanması, Türkiye'nin kendi politikalarını savunurken elindeki argümanları artırabilir.