ABD'nin önde gelen buğday üreticisi eyaletlerinden Kuzey Dakota'da, hasat mevsimine giren çiftçiler aşırı sıcak hava dalgasıyla mücadele ediyor. Ülkenin en büyük bahar buğdayı üreticisi konumundaki bölge, termometrelerin mevsim normallerinin 10 derece üzerine çıktığı bir dönemde, buğday fiyatlarının son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştığı kritik bir dönemeçte yer alıyor. Bu durum, hem ABD iç piyasasında hem de küresel tahıl ticaretinde dengeleri etkileyebilecek boyutlara ulaşmış durumda.
Sıcaklık Rekolteleri Vuruyor
Kuzey Dakota Buğday Komisyonu'ndan alınan verilere göre, eyalette termometreler 38 santigrat dereceye kadar yükseldi. Bu sıcaklık, özellikle tozlaşma ve tane dolum dönemindeki buğday için ciddi bir risk oluşturuyor. Ziraat mühendisleri, bitkinin su stresine girdiği bu dönemde yüksek sıcaklığın tane ağırlığını düşürdüğünü ve protein oranını olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Çiftçi Robert Johnson, tarlalarındaki durumu şu sözlerle anlatıyor: 'Başaklar olması gereken büyüklüğün yarısı kadar. Eğer önümüzdeki günlerde yağmur gelmezse, kaybımız yüzde 40'ı bulabilir.' Johnson, bu yıl gübre ve yakıt maliyetlerinin geçen yıla göre yüzde 25 arttığını, bu nedenle sıcaklık kaynaklı bir verim düşüşünün kendilerini zor durumda bırakacağını ifade ediyor.
ABD Tarım Bakanlığı'nın son raporuna göre, Kuzey Dakota'da buğdayın yüzde 70'i 'iyi veya mükemmel' durumda olsa da, sıcak hava dalgasının devam etmesi halinde bu oranın hızla düşebileceği uyarısı yapılıyor.
Küresel Etkiler ve Fiyatlar
Bu gelişme, dünya buğday piyasalarında fiyatların yükseliş trendinde olduğu bir döneme denk geliyor. Chicago Ticaret Borsası'nda işlem gören buğday vadeli kontratları, son iki haftada yüzde 15 artarak bushel başına 7,50 dolar seviyesine ulaştı. Bu, Ocak 2022'den bu yana görülen en yüksek seviye. Analistler, Kuzey Dakota'daki sıcaklık sorunuyla birlikte Rusya ve Ukrayna'daki kuraklık endişelerinin de fiyatları desteklediğini belirtiyor.
Uluslararası Hububat Konseyi (IGC) verilerine göre, 2024/2025 sezonu için küresel buğday üretiminin 795 milyon ton olması bekleniyor. Ancak ABD'de olası bir rekolte kaybı, bu tahminin aşağı yönlü revize edilmesine yol açabilir. Bu durum, özellikle Mısır, Endonezya ve Nijerya gibi büyük buğday ithalatçıları için ek maliyet anlamına geliyor.
Uzmanlar, El Niño etkisiyle birleşen bu sıcak hava dalgasının, önümüzdeki yıllarda daha sık yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. İklim değişikliğinin tarım desenini kalıcı olarak değiştirebileceği, bu nedenle çiftçilerin kuraklığa dayanıklı tohum çeşitlerine yönelmesi gerektiği vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dünyanın en büyük un ve makarna ihracatçıları arasında yer alıyor ve buğday ihtiyacının önemli bir kısmını ithalatla karşılıyor. ABD'deki bu gelişme, küresel buğday fiyatlarını yukarı çekerek Türkiye'nin ithalat maliyetini artırabilir. Ayrıca Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna gibi alternatif kaynaklardan yaptığı alımlarda da fiyat baskısı oluşabilir. Öte yandan, Türkiye'nin un ve makarna gibi işlenmiş ürün ihracatında kullandığı buğdayın maliyeti yükselirse, ihracat rekabetçiliği olumsuz etkilenebilir. Kısa vadede, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin piyasa düzenleyici müdahaleleri önem kazanırken, orta vadede yerli buğday üretiminin artırılması ve kuraklığa dayanıklı tohum çeşitlerine geçiş stratejik bir öncelik haline geliyor.