ABD Dışişleri Bakanlığı, 26 Ekim 2024 tarihinde yayımladığı seyahat uyarısıyla vatandaşlarının Lübnan ve İsrail’in kuzey bölgelerine seyahat etmemesini tavsiye etti. Bakanlık, bölgedeki yüksek tansiyonun güvenlik ortamını karmaşık hale getirdiğini ve öngörülemeyen bir tırmanma potansiyeli bulunduğunu belirtti. Uyarıda, İran’ın İsrail’e yönelik 1 Ekim tarihli füze saldırısı ve ardından İsrail’in Lübnan’da Hizbullah’a karşı başlattığı kara operasyonu gibi gelişmelere atıfta bulunuldu. ABD’nin Beyrut büyükelçiliği çalışanlarının ailelerinin de Lübnan’dan tahliye edildiği duyuruldu.
Gelişmenin Arka Planı: Artan Gerilim
ABD’nin bu uyarısı, İsrail ile Hizbullah arasında sınır ötesi çatışmaların yoğunlaştığı bir döneme denk geldi. İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinde Hizbullah hedeflerine yönelik hava saldırılarını artırırken, Hizbullah da İsrail’in kuzeyindeki yerleşim yerlerine roket ve füzelerle karşılık veriyor. Çatışmalar, 7 Ekim 2023’te başlayan Gazze savaşının ardından Lübnan sınırına sıçramıştı. Son haftalarda İsrail’in kuzeyindeki Kiryat Şmona gibi şehirler yoğun roket ateşi altında kalırken, Lübnan’da da sivil kayıplar artıyor.
ABD’nin seyahat uyarısı, bölgede tırmanan bir savaş riskine işaret ediyor. Uyarıda, “Güvenlik durumu her an değişebilir. Sivil havacılık ve seyahat altyapısı kesintilere uğrayabilir” ifadeleri yer aldı. ABD, daha önce de Lübnan’daki vatandaşlarına ticari uçuşların durması halinde ülkeyi terk edemeyebilecekleri uyarısında bulunmuştu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD’nin uyarısı, sadece iki ülkeyi değil, tüm Ortadoğu’yu etkileyebilecek bir krize dönüşme potansiyeli taşıyor. İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışma, İran’ın bölgedeki nüfuz mücadelesinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İran destekli Hizbullah, 2006 savaşından bu yana en büyük askeri kapasiteye ulaşmış durumda. Uzmanlar, tam ölçekli bir savaşın Lübnan’ı harap edebileceği gibi, İsrail’in kuzeyinde de büyük yıkıma yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel güçler, tansiyonun düşürülmesi için diplomatik çabalarını sürdürüyor. ABD, Fransa ve diğer ülkeler, İsrail ile Hizbullah arasında geçici bir ateşkes için müzakereler yürütüyor. Ancak şu ana kadar somut bir ilerleme kaydedilmedi. BM Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) de bölgede devriye görevini sürdürüyor, ancak etkinliği sınırlı kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bölgedeki gerginliği yakından takip ediyor. İsrail-Lübnan sınırında yaşanacak bir çatışma, Türkiye’nin güney sınırlarına doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, Ortadoğu’daki istikrarsızlığın derinleşmesine yol açabilir. Bu durum, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki güvenlik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Lübnan’da yaşayan Türk vatandaşlarının tahliyesi gündeme gelebilir. Ekonomik olarak, bölgedeki savaş riski enerji fiyatlarını ve ticaret yollarını etkileyebilir; Türkiye, İsrail ile enerji işbirliği projelerini sürdürürken, Lübnan ile de tarihi bağları bulunuyor. Ankara, taraflara itidal çağrısı yaparak diplomatik çözümden yana tavır alıyor.