ABD Kongresi, Temmuz ayında tatile son verip yeniden toplandığında, savunma bütçesinin geleceğiyle ilgili kritik kararların alınması bekleniyor. Pentagon’un 2025 mali yılı için talep ettiği 849,8 milyar dolarlık bütçe, hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da farklı öncelikler ve siyasi pazarlıkların odağında yer alıyor. Özellikle Ukrayna’ya yardım, Hint-Pasifik’te caydırıcılık, yeni nesil silah sistemleri ve personel maaşları gibi başlıklar, bütçe görüşmelerinin en tartışmalı maddelerini oluşturuyor.
Bütçenin Temel Dinamikleri
Beyaz Saray’ın bütçe teklifi, geçen yılki harcama seviyesinin yaklaşık yüzde 4 üzerinde. Ancak Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi kanat, savunma harcamalarını daha da artırmak isterken, aşırı muhafazakar kesim federal bütçede genel kesinti talep ediyor. Senato ise daha ılımlı bir yaklaşımla, bütçe tavanı anlaşmasına sadık kalmaya çalışıyor. Bu çekişme, geçen yıl olduğu gibi kapsamlı bir harcama paketinin son dakikada ve geçici ödeneklerle geçirilmesi riskini doğuruyor.
Pentagon’un öncelikleri arasında, Pasifik’te Çin’e karşı caydırıcılık için gerek duyulan hipersonik silahlar, denizaltı modernizasyonu ve yeni nesil nükleer silah sistemleri bulunuyor. Ayrıca Ukrayna’ya askeri yardımın sürdürülmesi ve İsrail’in hava savunmasının güçlendirilmesi de bütçede yer alan kritik kalemler. Personel tarafında ise asker maaşlarına yüzde 5,2 artış öngörülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD savunma bütçesi, yalnızca Amerikan askeri kapasitesini değil, küresel güvenlik dengelerini de etkiliyor. NATO müttefikleri, ABD’nin Avrupa’daki varlığının sürdürülmesi için oluşturulan Avrupa Caydırıcılık Girişimi’ne ayrılan fonun (yaklaşık 6 milyar dolar) kesilmemesini istiyor. Hint-Pasifik’te ise Japonya, Avustralya ve Filipinler gibi müttefikler, ABD’nin bölgeye yönelik taahhütlerinin somut bütçe kalemleriyle desteklenmesini bekliyor. Öte yandan, iç siyasi tartışmaların uzaması, ABD’nin küresel taahhütlerini zamanında yerine getirme kabiliyetini zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD savunma bütçesi, Türkiye’nin güvenlik çıkarlarını doğrudan ilgilendiren birkaç başlık içeriyor. Bunların başında, Yunanistan’a yönelik askeri yardımın miktarı ve koşulları geliyor. Mevcut tasarıda, Yunanistan’a ayrılan fonun belirli bir kısmının Doğu Akdeniz’deki dengeye etkisi, Türk tarafından yakından izleniyor. Ayrıca, Suriye’deki terörle mücadele operasyonları için ayrılan kaynaklar, PKK/YPG’ye verilen desteğin sürüp sürmeyeceği konusunda belirleyici olacak. Öte yandan, ABD’nin NATO’nun yük paylaşımı konusundaki tutumu, Türkiye’nin savunma sanayii yatırımlarının ABD ile uyumunu da etkileyebilir. Bu bütçe görüşmeleri, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir sınav teşkil ediyor.