ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, yaptığı açıklamada, İran’daki ‘kilit tesislere’ yönelik hava saldırıları düzenleneceğini duyurdu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), operasyonun ‘İran’ın haksız ve süregelen saldırganlığının’ bir sonucu olduğunu belirtti. Saldırıların kapsamı ve hedefleri henüz netleşmezken, Pentagon kaynakları İran’ın askeri altyapısı ve nükleer programla bağlantılı tesislerin öncelikli hedefler arasında olduğunu ifade etti.
Gelişmenin arka planı
İran ile ABD arasındaki gerilim, son aylarda Tahran’ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla İsrail ve ABD üslerine yönelik saldırılarını artırmasıyla tırmanmıştı. Hegseth’in açıklaması, İran’ın nükleer müzakerelerde ilerleme kaydedememesi ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırmasıyla aynı döneme denk geldi. CENTCOM sözcüsü, operasyonun caydırıcılığı artırmayı ve Tahran’ın saldırgan politikalarını durdurmayı amaçladığını vurguladı.
Uzmanlar, ABD’nin İran’a yönelik bu tür askeri adımlarının, özellikle Yemen’deki Husilere ve Lübnan’daki Hizbullah’a verilen desteğe karşı bir misilleme olduğunu düşünüyor. Hegseth, basın toplantısında ‘İran’ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerine artık tolerans gösterilmeyeceğini’ söyledi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Ortadoğu’da zaten kırılgan olan güvenlik dengelerini daha da sarsabilir. İran, ABD’nin saldırılarına misilleme yapacağını duyururken, İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörler de olası bir çatışmaya hazırlık yapıyor. Öte yandan, Çin ve Rusya, ABD’nin tek taraflı askeri eylemlerini kınayarak uluslararası toplumu diyalog çağrısına davet etti.
Petrol fiyatları, İran’a yönelik saldırı haberlerinin ardından yüzde 3’ün üzerinde yükseldi. Küresel enerji piyasaları, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ve İran’ın olası bir petrol ambargosu konusunda endişeli. ABD’nin bu hamlesi, Tahran yönetiminin nükleer programı konusunda diplomatik çözüm arayışlarını da olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran’la sınır komşusu olması ve bölgesel enerji güvenliğine duyarlılığı nedeniyle bu gelişmeyi yakından takip ediyor. ABD-İran arasında tırmanan gerilim, Türkiye’nin enerji ithalatında kritik rol oynayan Hürmüz Boğazı’nı tehdit edebilir. Ayrıca, Irak ve Suriye’deki İran destekli güçlerin tepkileri, Türkiye’nin sınır güvenliğini ve terörle mücadele operasyonlarını doğrudan etkileyebilir. Ankara’nın, hem NATO müttefiki ABD hem de ekonomik ilişkileri bulunan İran arasında denge politikasını sürdürmesi bekleniyor.