GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Dış Politika SON DAKİKA

ABD İran’a ikinci kez saldırdı: Trump müzakere oyununda yeni perde

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
💹
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: ABD Finans Medyası
💹 ABD Finans Medyası
Çeviri Kaynağı
Bloomberg — Bu haber, Bloomberg'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

ABD ordusu, Başkan Donald Trump’ın İran’ı geçici bir barış anlaşması için yürütülen görüşmeleri “bilinçli olarak sürüncemede bırakmakla” suçlamasının ardından ikinci gün üst üste ülke içinde “birden fazla” hedefe yönelik hava saldırısı başlattı. Bloomberg muhabiri Laura Davison’ın aktardığı bilgilere göre, operasyon Trump yönetiminin Tahran’a karşı “maksimum baskı” stratejisine yeni bir askeri boyut eklerken, saldırının hedeflerine dair ayrıntılı bilgi henüz açıklanmadı. Pentagon sözcüleri, sivil kayıpların önlenmesi için tüm önlemlerin alındığını belirtmekle yetindi. Gelişme, Körfez’de gerilimi tırmandırırken bölge ülkelerini tansiyonu düşürmek için diplomatik kanalları zorlamaya itti.

Saldırıların arka planı ve “müzakere oyunu”

Trump yönetimi, 2018’de nükleer anlaşmadan çekildikten sonra İran’a ağır yaptırımlar uygulayarak petrol gelirlerini büyük ölçüde düşürdü. Ancak İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması ve bölgesel milis gruplarını desteklemesi, Beyaz Saray’da daha sert askeri seçeneklerin masaya yatırılmasına neden oldu. Trump, geçen hafta yaptığı açıklamada, ülkeyi müzakere masasına getirmek istediğini, ancak İran liderliğinin aşırı talepler ileri sürdüğünü ve zaman kazanmaya çalıştığını ileri sürdü. İlk saldırı dalgasının ardından yayımlanan Beyaz Saray bildirisi, operasyonların İran’ın “saldırgan niyetlerine” karşı caydırıcı olduğu mesajını içeriyordu. İkinci saldırı ile askeri seçeneğin sürdürülebilir bir politika aracı haline geldiği sinyali verilmiş oldu.

İran tarafı ise saldırıları “uluslararası suç” olarak nitelendirirken, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Nasser Kanaani, Tahran’ın meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu ve kendi belirlediği bir zaman ve yerde karşılık vereceğini duyurdu. Bu dil, iki ülke arasında doğrudan bir askeri çatışma riskinin daha da yükseldiğine işaret ediyor. BM Güvenlik Konseyi’nde acil toplantı çağrıları yapılırken, Rusya ve Çin saldırıları kınayarak ABD’yi tek taraflı adımlardan kaçınmaya çağırdı.

Bölgesel ve küresel boyut: Petrol fiyatları ve jeopolitik denklem

İran’a yönelik bu askeri operasyonlar, dünya petrol arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden canlandırdı. Saldırıların ardından Brent petrol fiyatları varil başına 84 doların üzerine çıkarak son üç ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Küresel piyasalarda belirsizlik artarken, yatırımcılar Orta Doğu’da daha geniş çaplı bir savaş ihtimaline karşı hedge pozisyonlarına yöneldi.

Bölge ülkeleri ise iki ateş arasında kalmış durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD ile güvenlik ilişkilerini sürdürmekle birlikte topraklarının çatışmanın hedefi haline gelmesinden çekiniyor. Irak hükümeti, İran’a lojistik destek sağlayan grupların bulunduğu kendi topraklarının da operasyonlara konu olabileceği endişesiyle Washington’a itidal çağrısı yaptı. İsrail ise saldırılara yeşil ışık yakan ülkelerden biri olarak görülüyor; Netanyahu yönetimi, İran’ın nükleer programının durdurulması için “her türlü girişimi desteklediklerini” açıkladı. Katar ve Umut ise diplomatik çözüm için arabuluculuk çabalarını hızlandırdı.

Türkiye Açısından Değerlendirme

ABD’nin İran’a yönelik bu yeni saldırıları, Türkiye’nin doğu sınırındaki istikrarı doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Ankara, bir yandan İran ile enerji ticareti ve sınır güvenliği konularında iş birliği yaparken, diğer yandan NATO müttefiki ABD ile askeri bağlarını sürdürmek zorunda. Başkan Erdoğan’ın daha önce Körfez’de “çatışma değil diyalog” çağrısı, bu yeni gerilim ortamında daha da anlam kazanıyor. Türkiye, olası bir askeri çatışmanın bölgede yeni mülteci akınlarına, enerji fiyatlarının daha da artmasına ve PKK/YPG gibi terör örgütlerine yeni operasyonel alan sağlamasına karşı hazırlıklı olmalı. Diplomatik kaynaklar, Dışişleri Bakanlığı’nın kriz masası kurarak hem Washington hem de Tahran nezdinde itidal çağrılarını yoğunlaştırdığını belirtiyor. Ancak Türkiye’nin bu denklemi yönetebilmesi, hem askeri gerginliğin boyutuna hem de uluslararası toplumun krizi çözme kabiliyetine bağlı.

Etiketler:
ABDİranTrumphava saldırısıjeopolitikpetrol fiyatlarıBloombergLaura Davison

İlgili Haberler

22 ülkeden İran'a ortak uyarı: 'Topraklarımıza saldırıları durdurun
Dış Politika

22 ülkeden İran'a ortak uyarı: 'Topraklarımıza saldırıları durdurun

1 dk önce

Gareth Evans: AUKUS, Avustralya'nın En Kötü Dış Politika Kararlarından Biri
Dış Politika

Gareth Evans: AUKUS, Avustralya'nın En Kötü Dış Politika Kararlarından Biri

11 dk önce

📰
Dış Politika

New York Knicks Maç Saatlerinin Küresel ve Türkiye’ye Etkileri

1 sa önce

Hindistan-Umman CEPA Anlaşması Neden Özel
Dış Politika

Hindistan-Umman CEPA Anlaşması Neden Özel

2 sa önce