Hürmüz Boğazı kıyısına demirlemiş teknesinde, İranlı balıkçı Muhammed Emin, uzun bir günün ardından yırtık ağını onarıyor. Yıllardır geçimini sağladığı bu sular, artık ölüm tehdidinin gölgesinde. 47 yaşındaki balıkçı, ABD saldırılarının ardından yaklaşık bir aydır evinde duramadığını, geçim derdinin korkudan daha ağır bastığını söylüyor. Emin, 'Denize açılmazsak aç kalırız. Ama açıldığımızda da başımıza ne geleceğini bilmiyoruz' diyor.
Gerilimin gölgesinde geçim mücadelesi
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. Bu nedenle ABD ile İran arasındaki gerilimin odağında yer alıyor. Son aylarda ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırması ve İran'ın da buna misilleme olarak bazı gemilere el koyması, bölgedeki tansiyonu yükseltti. Bu durumdan en çok etkilenenler ise yıllardır bu sularda balıkçılık yapan yerel halk. Balıkçılar, askeri hareketlilik nedeniyle hem güvenlik endişesi hem de avlanma alanlarının daralması nedeniyle zor günler geçiriyor. Muhammed Emin gibi birçok balıkçı, tekne masraflarını karşılayabilmek için tehlikeli sularda avlanmaya devam etmek zorunda. Yetkililer, balıkçılara güvenli bölgelerde avlanmalarını tavsiye ediyor ancak bu bölgelerde balık yoğunluğunun az olduğu belirtiliyor.
Emin, son bir ayda iki kez ABD savaş gemilerine yakın sularda avlanmak zorunda kaldığını, bu sırada büyük korku yaşadığını ve o anları 'ölümle burun buruna geldim' diyerek anlatıyor. Balıkçı ağlarına sadece balık değil, bazen askeri mühimmat ya da mayın kalıntıları da takılıyor. Bu durum hem balıkçıların can güvenliğini tehdit ediyor hem de avladıkları balıkların satışını olumsuz etkiliyor. Bölgedeki balık pazarlarında fiyatlar artarken, balıkçıların geliri giderek düşüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı'ndaki bu gerilim sadece İranlı balıkçıları değil, küresel enerji güvenliğini de yakından ilgilendiriyor. Bölgedeki herhangi bir çatışma, petrol fiyatlarını anında yükseltebilir ve dünya ekonomisini olumsuz etkileyebilir. Uluslararası Enerji Ajansı, Hürmüz'ün kapatılması durumunda küresel petrol arzının ciddi şekilde kesintiye uğrayacağı uyarısında bulunuyor. Bu nedenle ABD ve İran arasındaki gerilimin diplomatik yollarla çözülmesi bekleniyor. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve artan askeri hazırlıklar, bölgede kalıcı bir istikrarsızlık riskini artırıyor. Balıkçılar ise bu büyük güç mücadelesinin gölgesinde, sessiz sedasız hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Uzmanlar, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının ve askeri gösterilerinin, Tahran yönetimini müzakere masasına oturtmayı amaçladığını, ancak bu stratejinin bölgedeki sivil halkı da etkilediğini belirtiyor. İran'ın ekonomik zorlukları, balıkçılar gibi hassas grupları daha da kırılgan hale getiriyor. Bu durum, sadece İran'da değil, bölgedeki diğer ülkelerde de güvenlik endişelerini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından kritik öneme sahiptir. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını ithal etmektedir ve bu ithalatın büyük bir bölümü Basra Körfezi üzerinden Hürmüz Boğazı'ndan geçmektedir. Olası bir çatışma, Türkiye'nin enerji arzında kesintilere ve enerji fiyatlarının artmasına neden olabilir, bu da Türkiye ekonomisi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik girişimleri, gerilimin tırmanmasını önlemeye yönelik çabaları kapsamında değerlendirilmektedir. Türkiye, hem İran hem de ABD ile diyalog kanallarını açık tutarak bölgesel istikrarın sağlanmasında önemli bir rol oynayabilir.