ABD’de kâr amacı güden en büyük yedi sağlık sigortası şirketinin toplam gelirinin 1,7 trilyon dolara ulaşması, Kongre’de bu devlerin parçalanması yönünde çağrıları beraberinde getirdi. Cerrah ve Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Greg Murphy, şirketlerin her yıl Amerikan halkından neredeyse 2 trilyon dolar aldığını, ancak en çok ihtiyaç duyanlara bakım sağlamayı reddettiğini belirterek sektörde köklü bir reform talep etti. Murphy’nin önerisi, sağlık harcamalarının GSYİH’nın yaklaşık yüzde 18’ine ulaştığı ABD’de, sigorta tekellerinin rekabeti engellediği ve maliyetleri şişirdiği eleştirileriyle örtüşüyor.
Gelişmenin arka planı: Tekeller ve bakım reddi
Murphy’nin hedefindeki şirketler arasında UnitedHealth Group, Anthem (şimdiki adıyla Elevance Health), Aetna (CVS Health bünyesinde), Cigna, Humana, Centene ve Molina Healthcare yer alıyor. Bu yedi şirket, ABD’de özel sağlık sigortası pazarının yüzde 80’inden fazlasını kontrol ediyor. Murphy, şirketlerin “aşırı kâr” peşinde koşarken, özellikle kronik hastalığı olan bireylere, yaşlılara ve düşük gelirli ailelere yönelik tedavileri sistematik olarak reddettiğini iddia ediyor. Kongre’ye sunduğu raporda, 2023 mali yılında bu yedi şirketin toplam 1,7 trilyon dolar gelir elde ettiğini ve bunun 200 milyar dolarının net kâr olduğunu vurguladı.
Murphy’nin önerisi, 1890 tarihli Sherman Antitröst Yasası kapsamında bu şirketlerin bölünmesini öngörüyor. Planına göre, her şirket sigorta, sağlık hizmeti sunumu ve ilaç yönetimi gibi farklı kollarına ayrılacak. Böylece hem rekabet artacak hem de tüketiciler daha uygun fiyatlı ve erişilebilir sağlık hizmeti alabilecek. Murphy, “Bu devler, hastaların cebinden çıkan primleri artırırken, doktorların ve hastanelerin ödeme oranlarını düşürüyor. Asıl kaybeden ise orta sınıf ve yoksul Amerikalılar” dedi.
ABD’de sağlık sigortası sektörü, uzun süredir yüksek idari maliyetleri, karmaşık fiyatlandırma yapıları ve bakım reddi uygulamalarıyla eleştiriliyor. Commonwealth Fund’ın 2023 raporuna göre, ABD sağlık sistemi diğer gelişmiş ülkelere kıyasla iki kat daha pahalı olmasına rağmen, nüfusun yaklaşık yüzde 8’i (26 milyon kişi) hâlâ sigortasız. Uzmanlar, sigorta tekellerinin rekabeti ortadan kaldırarak fiyatları yukarı çektiği ve tüketicilerin seçeneklerini kısıtladığı görüşünde.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD modelinin yansımaları
Bu gelişme, yalnızca ABD iç siyasetini değil, küresel sağlık politikalarını da yakından ilgilendiriyor. ABD, dünyanın en büyük sağlık harcaması yapan ülkesi. Özel sigorta şirketlerinin bu denli güçlenmesi, diğer ülkelerde de benzer yapıların ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Özellikle Latin Amerika ve Asya’da özel sağlık sigortası pazarı hızla büyürken, bu ülkeler ABD modelini örnek alıyor. Ancak ABD’de yaşanan bakım reddi skandalları ve yoğunlaşma, diğer ülkelerde de düzenleyici önlemleri gündeme getirebilir.
Ekonomik açıdan, sigorta devlerinin bölünmesi halinde hisse senedi piyasalarında dalgalanma yaşanması bekleniyor. Öte yandan, küresel ilaç şirketleri de ABD sigorta pazarındaki bu değişimden etkilenecek; çünkü ilaç fiyatlandırması ve geri ödeme politikaları, sigortacıların pazarlık gücüne bağlı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sağlık sistemlerinde tekelleşmenin evrensel sağlık kapsamını tehdit ettiğini belirtiyor. Bu nedenle Murphy’nin girişimi, uluslararası sağlık politikası çevrelerinde de yakından izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de sağlık sistemi ağırlıklı olarak kamu tarafından yürütülse de, son yıllarda özel sağlık sigortası pazarı büyüyor. ABD’deki gelişmeler, Türkiye’deki düzenleyicilere özel sigorta tekellerinin oluşumunu engelleme konusunda bir uyarı niteliği taşıyor. Ayrıca, ABD’nin sağlık reformları, küresel ilaç fiyatlandırmasını etkileyerek Türkiye’nin ithal ilaç maliyetlerini dolaylı yoldan artırabilir. Türkiye’nin Sağlık Bakanlığı, bu tür antitröst tartışmalarını takip ederek yerel sigorta şirketlerinin birleşme eğilimlerine karşı proaktif önlemler alabilir. Öte yandan, ABD’de sigorta devlerinin bölünmesi, Türk ilaç ve sağlık teknolojisi ihracatçıları için yeni pazar fırsatları da yaratabilir.