ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ASEAN Zirvesi'nin marjında Manila’da bir araya geldi. İki bakan arasında bir yılı aşkın süredir ilk kez gerçekleşen bu yüz yüze görüşme, Washington’un Ukrayna savaşını sona erdirmek için arabuluculuk girişimlerini yeniden canlandırma arzusunu ortaya koydu. Ancak şu ana kadar somut bir sonuç elde edilemediği belirtiliyor.
Görüşmenin Arka Planı ve Beklentiler
Rubio ve Lavrov’un Manila’daki teması, uluslararası toplumun Ukrayna savaşının üçüncü yılına yaklaşırken ateşkes ve barış müzakerelerine yönelik artan baskısı altında gerçekleşti. ABD, Ukrayna’ya askeri desteğini sürdürürken, aynı zamanda diplomatik bir çözüm arayışında olduğunu vurguluyor. Beyaz Saray sözcüsü yaptığı açıklamada, “Ukrayna’nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruyacak bir barış için tüm kanalları kullanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Görüşmede ayrıca Orta Doğu’daki gelişmeler, Kuzey Kore’nin füze denemeleri ve ikili ilişkilerdeki diğer konuların da ele alındığı bildiriliyor. Rubio, özellikle Ukrayna konusunda Lavrov’a doğrudan mesaj vermek istedi. Ancak Rus tarafı, ABD’nin arabuluculuk tekliflerine şimdiye kadar şüpheyle yaklaştı. Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, Moskova’nın ABD’den “tarafsız ve yapıcı” bir rol beklediğini, ancak Washington’un Kiev’i silahlandırmayı sürdürdüğünü hatırlattı.
ASEAN Zirvesi ve Bölgesel Boyut
Manila’daki ASEAN Zirvesi, Güneydoğu Asya ülkelerinin yanı sıra ABD, Rusya, Çin ve diğer büyük güçlerin temsilcilerini bir araya getirdi. Bu vesileyle Rubio-Lavrov görüşmesi, sadece Ukrayna savaşı için değil, aynı zamanda Doğu Asya’da artan gerilimler ışığında da kritik öneme sahipti. Uzmanlar, Çin’in Tayvan üzerindeki baskısı ve Güney Çin Denizi’ndeki egemenlik anlaşmazlıklarının, küresel güvenlik mimarisini giderek daha karmaşık hale getirdiğini belirtiyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Rubio’nun Lavrov’a “savaşın sonlandırılması ve insani krizin hafifletilmesi için somut adımlar” atılması çağrısında bulunduğunu aktardı. Rusya ise Lavrov’un görüşmede, NATO’nun doğuya genişlemesi ve Ukrayna’ya silah sevkiyatını gündeme getirdiğini duyurdu. Bu durum, taraflar arasındaki temel uyuşmazlıkların varlığını koruduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Washington ile Moskova arasındaki bu diplomatik temas, Türkiye açısından iki açıdan önem taşıyor. Birincisi, Türkiye’nin Karadeniz Tahıl Koridoru ve esir takası gibi konularda üstlendiği arabuluculuk rolü, ABD ve Rusya arasındaki müzakere sürecinin parçası haline gelebilir. İkincisi, Ukrayna savaşının sonlanması, Ankara’nın enerji güvenliği ve bölgesel istikrar kaygılarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, her iki tarafla da diyaloğunu sürdürerek, olası bir barış sürecinde kilit aktörlerden biri olmayı hedefliyor.