ABD'de federal bir yargıç, Başkan Donald Trump yönetiminin posta yoluyla oy kullanımına ilişkin yeni kurallarını, 6 Kasım ara seçimlerine sadece haftalar kala geçici olarak durdurdu. Karar, seçim yetkililerinin binlerce seçmenin haksız yere oy hakkını kaybedebileceği endişelerini artırdı. Yargıç, yeni düzenlemelerin seçim sürecine müdahale niteliği taşıdığını ve eyaletlerin yetkilerini ihlal ettiğini belirtti. Karar, posta yoluyla oy kullanımının güvenliğine dair yıllardır süren tartışmayı yeniden alevlendirdi.
Yeni Kurallar Neyi Değiştiriyordu?
Trump yönetimi tarafından hazırlanan düzenleme, ABD Posta Servisi'nin (USPS) posta yoluyla gönderilen oy pusulalarını daha sıkı denetlemesini ve bazı durumlarda teslimat sürelerini kısaltmasını öngörüyordu. Ayrıca, posta çalışanlarının oy pusulalarını taşırken uyması gereken yeni prosedürler getiriliyordu. Yönetim, bu kuralların seçim güvenliğini artıracağını savunuyordu. Ancak muhalefet ve seçim uzmanları, değişikliklerin posta hizmetlerinde gecikmelere yol açacağını ve özellikle kırsal bölgelerde yaşayan, yaşlı veya engelli seçmenlerin oylarının sayılmaması riskini doğuracağını belirtiyordu.
Dava, 20 eyaletin başsavcısı ve seçmen hakları örgütlerinin itirazı üzerine mahkemeye taşındı. Yargıç, duruşmada yaptığı değerlendirmede, yeni kuralların seçim öncesi dönemde uygulanmasının "telafisi imkansız zararlar" doğurabileceğini vurguladı. Karar, yönetimin itirazına rağmen yürürlüğü durdurdu.
Seçim Yetkilileri ve Uzmanların Endişeleri
Seçim yetkilileri, posta yoluyla oy kullanımının pandemiden bu yana arttığını ve milyonlarca seçmenin bu yönteme güvendiğini belirtiyor. 2020 başkanlık seçimlerinde posta yoluyla kullanılan oy sayısı 65 milyonu aşmıştı. Yeni kuralların, özellikle son dakikada gönderilen oyların sayılmasını engelleyebileceği ifade ediliyor. USPS'in bazı bölgelerde zaten personel sıkıntısı çektiği ve posta dağıtımında gecikmeler yaşandığı biliniyor. Uzmanlar, ek prosedürlerin bu sorunları derinleştireceği görüşünde.
Öte yandan, Cumhuriyetçi Parti çevreleri, posta yoluyla oy kullanımının seçim sahtekarlığına açık olduğunu savunuyor. Trump, defalarca posta oylarının güvenilir olmadığını iddia etmişti. Ancak bağımsız araştırmalar, posta yoluyla oy kullanımında yaygın bir sahtekarlık kanıtı bulunmadığını ortaya koydu. Yargıç kararı, seçim güvenliği ile seçmen hakları arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gözler önüne serdi.
Hukuki ve Siyasi Boyut
Karar, Trump yönetiminin seçim kurallarını değiştirme çabalarına önemli bir darbe indirdi. Yönetim, kararı temyiz edeceğini açıkladı. Temyiz süreci ara seçimlere kadar sonuçlanmayabilir. Bu durumda, mevcut kurallar geçerli olmaya devam edecek. Demokratlar, kararı seçmen haklarının korunması adına bir zafer olarak nitelendirdi. Cumhuriyetçiler ise kararın yargı aktivizmi olduğunu savunuyor.
Ara seçimler, Temsilciler Meclisi'nin tamamı ve Senato'nun üçte birinin yenileneceği kritik bir oylama. Posta yoluyla oy kullanımı, özellikle salıncak eyaletlerde seçim sonuçlarını belirleyebilir. Seçim yetkilileri, oy sayım sürecinin şeffaf ve güvenilir olması için çağrıda bulunuyor. Yargı kararı, seçim öncesi gerilimi daha da artırmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki posta yoluyla oy tartışması, Türkiye için doğrudan bir dış politika meselesi olmasa da küresel demokrasi algısı ve seçim güvenliği açısından ders niteliğinde. Türkiye, kendi seçim sisteminde yurt dışı seçmenlerin oy kullanma yöntemlerini tartışırken, ABD'deki bu tür hukuki müdahaleleri yakından izliyor. Ayrıca, ABD'de seçim sonuçlarının meşruiyeti konusundaki belirsizlik, NATO içi iş birliği ve ikili ilişkilerde istikrarı etkileyebilir. Türkiye, Washington ile ilişkilerinde seçim dönemlerinde artan iç siyasi kutuplaşmayı dikkate almak durumunda.