ABD Posta Servisi (USPS), Cuma günü postayla oy kullanma için yeni uygunluk kuralları yayınladı. Bu adım, Başkan Donald Trump'ın Mart ayında imzaladığı ve uygulamayı kısıtlayan başkanlık kararnamesine uyum sağlama amacı taşıyor. Ancak federal bir mahkeme daha önce bu kararnameyi iptal etmişti. 95 sayfalık yayımlanmamış raporun resmi olarak duyurulması planlanırken, kurallar seçim güvenliği ve oy hakkı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
USPS'in yeni düzenlemesi, postayla gönderilen oy pusulalarının kabul edilmesi için daha sıkı kimlik doğrulama ve son teslim tarihi şartları getiriyor. Raporda, oy pusulalarının yalnızca posta damgası taşıyan ve resmi kayıtlardaki imza ile eşleşen zarfların geçerli sayılacağı belirtiliyor. Ayrıca, seçmenlerin oy pusulalarını en geç seçimden beş gün önce göndermeleri gerekiyor; bu süre, önceki uygulamalarda üç gün olarak belirlenmişti.
Karar, Trump'ın seçim güvenliği gerekçesiyle postayla oy kullanımını azaltma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Ancak eleştirmenler, bu tür kısıtlamaların özellikle azınlık ve düşük gelirli seçmenlerin oy hakkını olumsuz etkilediğini savunuyor. Sivil toplum kuruluşları, yeni kuralların seçmen katılımını düşüreceği gerekçesiyle dava açmaya hazırlanıyor.
Yetkililer, yeni kuralların uygulanmasının 2024 başkanlık seçimlerine kadar tamamlanacağını açıkladı. Ancak hukukçular, mahkeme kararlarının bu düzenlemeyi engelleyebileceği konusunda uyarıyor. Geçtiğimiz hafta bir federal yargıç, başkanlık kararnamesinin anayasaya aykırı olduğuna hükmetmişti; buna rağmen USPS'in ilerlemesi dikkat çekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de postayla oy kullanma, özellikle COVID-19 salgını sonrası yaygınlaşmıştı. 2020 seçimlerinde oyların yaklaşık %46'sı posta yoluyla kullanılmıştı. Uzmanlar, bu oranın gelecek seçimlerde artabileceğini öngörüyor; ancak yeni kısıtlamalar, özellikle eyalet düzeyinde farklı uygulamalara yol açabilir. Bazı Cumhuriyetçi yönetimler, postayla oy kullanmanın dolandırıcılığa açık olduğunu iddia ederken, Demokratlar bu iddiaların kanıtlanmadığını söylüyor.
Bu gelişme, dünya genelinde seçim güvenliği tartışmalarını da etkiliyor. Özellikle Avrupa ülkeleri, postayla oy kullanmanın demokratik katılımı artırdığını savunarak ABD'deki uygulamaları yakından izliyor. Uluslararası gözlemciler, ABD'deki seçim sürecinin şeffaflığının küresel demokrasi algısı üzerinde etkili olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin yakından takip ettiği ABD siyasetindeki kutuplaşmanın bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde seçim dönemlerinde yaşanan belirsizliklerin iki ülke arasındaki diyaloğa yansıdığını gözlemlemektedir. ABD'deki seçim güvenliği tartışmaları, demokratik süreçlere olan güveni etkileyerek küresel ölçekte siyasi istikrarı şekillendirebilir. Türkiye'nin, ABD'deki seçim kurallarındaki değişikliklerin uluslararası normlara uygunluğunu izlemesi ve olası yansımalarına karşı hazırlıklı olması önem taşımaktadır.