California ve diğer Demokrat eyaletler, ABD Posta Servisi'nin (USPS) posta pulları için ülke çapında uygulamaya koyduğu yeni kuralları engellemek amacıyla yeniden dava açtı. Eyaletler, yeni düzenlemelerin seçmen haklarını kısıtlayabileceğini ve posta yoluyla oy verme sürecini sekteye uğratabileceğini savunuyor. Dava, seçimlere sayılı günler kala posta hizmetlerindeki değişikliklerin yaratacağı belirsizliği artırıyor.
Davanın Arka Planı ve USPS'in Yeni Kuralları
ABD Posta Servisi, son dönemde posta pullarının işlenme süreçlerinde ve dağıtım standartlarında değişiklikler yapacağını duyurmuştu. Bu değişiklikler arasında posta merkezlerinin çalışma saatlerinin azaltılması, otomatik işleme makinelerinin kaldırılması ve posta taşıma sözleşmelerinde maliyet düşürücü düzenlemeler yer alıyor. USPS yönetimi, bu adımların mali sürdürülebilirlik için gerekli olduğunu savunurken, eyalet yetkilileri bunun özellikle posta yoluyla oy kullanan seçmenler üzerinde caydırıcı etki yaratacağını belirtiyor.
California Başsavcısı Xavier Becerra, yaptığı açıklamada, "Posta Servisi'nin bu kuralları, milyonlarca Amerikalının oy hakkını gasp etme potansiyeli taşıyor. Seçimlerin bütünlüğünü korumak için yargı yoluna başvurmak zorunda kaldık" dedi. Davaya California'nın yanı sıra New York, Illinois, Pennsylvania, Michigan, Wisconsin ve diğer Demokrat eyaletler de katıldı. Dava, federal mahkemede görülecek ve USPS'in yeni kurallarının yürütmesini durdurma talebi içeriyor.
Bu, eyaletlerin USPS'e karşı açtığı ilk dava değil. Daha önce de benzer gerekçelerle açılan davalar, mahkemeler tarafından kısmen reddedilmiş veya USPS'in taahhütleriyle sonuçlanmıştı. Ancak bu kez, seçim takviminin yaklaşması nedeniyle davanın aciliyet taşıdığı vurgulanıyor. USPS sözcüsü, "Posta Servisi, tüm Amerikalılara güvenilir ve zamanında hizmet sunmaya devam edecektir. Yeni kurallar, operasyonel verimliliği artırmayı amaçlamaktadır" ifadelerini kullandı.
Seçim Güvenliği ve Posta Yoluyla Oy Verme Tartışması
ABD'de posta yoluyla oy verme, özellikle Kovid-19 salgını sırasında büyük ölçüde yaygınlaştı. 2020 başkanlık seçimlerinde 65 milyondan fazla seçmen posta yoluyla oy kullandı. Bu yöntem, Demokrat seçmenler arasında daha yaygın olarak tercih ediliyor. Cumhuriyetçi Parti ve eski Başkan Donald Trump, posta yoluyla oy vermenin seçim sahtekarlığına yol açtığını iddia etmiş, ancak bu iddialar mahkemeler tarafından defalarca reddedilmişti.
Demokrat eyaletler, USPS'de yapılan değişikliklerin posta hizmetlerini yavaşlatarak, özellikle kırsal bölgelerde ve düşük gelirli mahallelerde yaşayan seçmenlerin oylarının zamanında ulaşmamasına neden olacağını savunuyor. Ayrıca, posta ücretlerindeki artışlar ve postane kapanmaları gibi faktörlerin de seçmen katılımını düşüreceği belirtiliyor. USPS Genel Müdürü Louis DeJoy, daha önce yaptığı açıklamada, posta hizmetlerinde yapılan değişikliklerin seçimleri etkilemeyeceğini taahhüt etmişti. Ancak DeJoy'un Trump döneminde atanmış bir isim olması, Demokratların güvenini sarsmış durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki posta hizmetleri tartışması, sadece ülke içi bir mesele olarak kalmıyor. ABD, dünyanın en büyük ekonomisi ve küresel posta ağının önemli bir parçası. USPS'deki aksaklıklar, uluslararası ticaret ve iletişimi de dolaylı olarak etkileyebilir. Özellikle e-ticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte, ABD'den yapılan uluslararası gönderilerde gecikmeler yaşanabilir. Ayrıca, ABD'deki seçim sürecine yönelik algılar, küresel düzeyde demokrasi ve seçim güvenliği tartışmalarını etkiliyor. Avrupa ve Asya'daki müttefikler, ABD'deki iç siyasi gerilimleri yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki posta hizmetleri ve seçim güvenliği tartışmaları, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel jeopolitik dengeler açısından dolaylı etkileri bulunuyor. ABD'de seçim dönemlerinde yaşanan iç siyasi krizler, Washington'un dış politika önceliklerini ve karar alma süreçlerini yavaşlatabilir. Bu durum, Türkiye'nin ABD ile yürüttüğü müzakereleri (örneğin F-16 satışı, Suriye politikası, ekonomik işbirliği) etkileyebilir. Ayrıca, ABD'deki posta ve lojistik aksaklıklar, Türkiye'den yapılan ihracat ve e-ticaret gönderilerinde gecikmelere yol açabilir. Türk dış politikası açısından, ABD'deki istikrar, transatlantik ilişkilerin seyri bakımından önem taşımaktadır.