Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçiler, Ağustos tatilinin ardından Washington'a dönerek SAVE America Act (Amerika'yı Kurtar Yasası) adlı yeni bir seçim yasasının çıkarılması çağrısında bulunan bağlayıcı olmayan bir karar tasarısı sundu. Tasarı, seçmen kayıt süreçlerini sıkılaştırmayı ve oy kullanma saatlerini kısaltmayı hedefliyor. Demokratlar ise tasarının seçmen baskısı yarattığını savunuyor.
Yasa Tasarısının Detayları ve Siyasi Arka Plan
SAVE America Act, eyaletlere seçmen kimliği ibraz zorunluluğu getirmeyi, posta yoluyla oy kullanma sürelerini kısaltmayı ve seçim günü oy verme saatlerini azaltmayı öngörüyor. Tasarı ayrıca seçmen kayıtlarının federal veri tabanlarıyla çapraz kontrol edilmesini ve vatandaşlık belgesi sunmayan kişilerin kayıtlarının iptal edilmesini içeriyor. Cumhuriyetçiler, bu düzenlemelerin seçim güvenliğini artıracağını ve hayali oy kullanımını engelleyeceğini iddia ediyor. Ancak bağımsız araştırmalar, ABD'de seçmen sahtekarlığının son derece nadir olduğunu gösteriyor.
Karar tasarısı bağlayıcı olmasa da, Cumhuriyetçi Parti'nin 2024 seçimlerine yönelik stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy, tasarının öncelikli olduğunu ve yakın zamanda genel kurula getirileceğini belirtti. Tasarının Senato'dan geçmesi ise Demokratların çoğunlukta olduğu Senato'da zor görünüyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Başkan Biden'ın bu tür kısıtlayıcı yasaları veto edeceği ifade edildi.
Seçmen Hakları ve Toplumsal Tepkiler
Demokratlar ve sivil toplum kuruluşları, SAVE America Act'ı 'seçmen baskısı' olarak nitelendiriyor. NAACP ve ACLU gibi örgütler, yasanın azınlık ve düşük gelirli seçmenleri hedef aldığını savunuyor. Tasarıya karşı ülke çapında protestolar düzenleniyor. Öte yandan, Cumhuriyetçiler eyalet düzeyinde benzer yasaları geçirmeye devam ediyor; Texas, Florida ve Georgia gibi eyaletlerde son iki yılda oy verme süreçlerini sıkılaştıran düzenlemeler kabul edildi.
Uzmanlar, bu tür yasaların seçmen katılımını düşürebileceğini ve özellikle gençler, yaşlılar ve azınlıklar arasında oy kullanma oranlarını azaltabileceğini belirtiyor. 2020 seçimlerinde posta yoluyla oy kullanımı rekor seviyeye ulaşmıştı; pandemi sırasında birçok eyalet bu yöntemi kolaylaştırmıştı. Şimdi ise Cumhuriyetçiler, bu esnekliği ortadan kaldırmayı hedefliyor. Tasarının yasalaşması halinde, 2024 başkanlık seçimlerinde önemli değişiklikler olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki seçim yasalarındaki değişiklikler, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD'nin iç siyasi dinamikleri Türk-Amerikan ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Seçim güvenliği tartışmaları, ABD'nin demokrasi imajını zayıflatarak küresel jeopolitik dengeleri etkileyebilir. Türkiye, ABD ile stratejik ortaklığını sürdürürken, Washington'daki siyasi kutuplaşmanın dış politika kararlarına yansımasını dikkatle izlemelidir. Özellikle savunma iş birlikleri ve ticaret anlaşmaları açısından, ABD'deki iç siyasi istikrarsızlık risk faktörü olarak görülmelidir.