Washington'un sekiz BT işvereni için yeşil kart sertifikasyonunu (PERM) dondurma kararı, Hindistan'ın bilgi teknolojileri sektöründe doğrudan ve büyük bir krize yol açmayabilir; ancak bu adım, on yıllardır süren kuyruklarla zaten ağır bir yük altında olan ABD göçmenlik sistemine daha fazla belirsizlik ekliyor. Karar, özellikle vasıflı Hindistanlı profesyonellerin uzun vadeli yerleşim planlarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Uzmanlar, PERM sürecindeki yavaşlamanın işverenlerin yetenek çekme kapasitesini kısıtlayabileceğini, ancak Hindistan'daki operasyonların bu durumdan nispeten sınırlı etkileneceğini belirtiyor.
PERM Dondurmasının Arka Planı
ABD Çalışma Bakanlığı'nın PERM (Program Elektronik Yönetim Sistemi) sertifikasyonu, işverenlerin yabancı bir çalışanı kalıcı olarak işe almak için önce ABD'li işçiler arasında yeterli nitelikte aday bulunmadığını kanıtlamasını gerektiriyor. Bu süreç, yeşil kart başvurusunun ilk ve en kritik adımlarından biri. Son dönemde, bazı BT devlerinin bu sertifikasyon için yaptığı başvurularda usulsüzlük iddiaları üzerine incelemeler başlatıldı ve sekiz şirketin dosyası donduruldu. Karar, özellikle Hindistan merkezli büyük yazılım hizmetleri şirketlerini yakından ilgilendiriyor çünkü bu şirketler, ABD'deki müşterilerine hizmet vermek üzere binlerce Hindistanlı mühendisi istihdam ediyor.
Hindistan'ın yazılım ve hizmet ihracatı, yıllık 150 milyar doları aşan hacmiyle ülke ekonomisinin lokomotiflerinden biri. ABD pazarı, bu ihracatın yarısından fazlasını oluşturuyor. Dolayısıyla ABD'deki göçmenlik politikalarındaki her türlü değişiklik, Hindistan BT sektörünün stratejik planlamasını doğrudan etkiliyor. Ancak sektör temsilcileri, PERM dondurmasının kısa vadede büyük bir personel kaybına yol açmayacağını, çünkü çoğu şirketin zaten yerel işe alımlara ve uzaktan çalışma modellerine yöneldiğini belirtiyor.
Yine de kararın sembolik anlamı büyük. ABD'nin göçmenlik sistemindeki tıkanıklık, özellikle Hindistan doğumlu başvuru sahipleri için yeşil kart kuyruğunda on yılları bulan bekleme süreleri anlamına geliyor. PERM sürecindeki herhangi bir yavaşlama, bu kuyruğu daha da uzatabilir ve nitelikli çalışanların ABD yerine Kanada, Avustralya veya Avrupa gibi alternatif destinasyonlara yönelmesine neden olabilir. Hindistanlı teknoloji profesyonelleri arasında bu eğilim son yıllarda zaten artış göstermişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin vasıflı göçmenlik politikalarındaki belirsizlik, küresel teknoloji sektörünün işgücü dağılımını da etkiliyor. Hindistan, dünyanın en büyük yazılım ihracatçılarından biri olarak, bu belirsizlikten en çok etkilenen ülkelerin başında geliyor. Ancak aynı zamanda, Hindistan'daki startup ekosistemi ve dijital dönüşüm projeleri, yetenekli profesyoneller için yurt içinde de cazip fırsatlar sunuyor. Son yıllarda birçok Hintli teknoloji çalışanı, yurt dışına gitmek yerine ülke içinde kariyer yapmayı tercih ediyor.
Öte yandan, PERM dondurması sadece Hindistan'ı değil, ABD'deki teknoloji şirketlerini de etkiliyor. Bu şirketler, kritik yetenekleri elinde tutmakta zorlanabilir ve Ar-Ge projelerinde aksamalar yaşayabilir. Uzmanlar, uzun vadede ABD'nin rekabet gücünün olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulunuyor. Ancak kısa vadede, şirketlerin alternatif vize türlerine (örneğin H-1B) yönelmesi veya operasyonlarını offshore merkezlere kaydırması bekleniyor.
Kararın, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin göçmenlik politikalarındaki genel tutumuyla çelişip çelişmediği de tartışma konusu. Biden yönetimi, göçmenlik sistemini modernize etme ve vasıflı işçilerin ülkeye girişini kolaylaştırma sözü vermişti. Ancak PERM sürecindeki sıkılaştırma, bu vaatlerle ters düşüyor. Göçmenlik avukatları, son dönemde PERM başvurularında artan ret oranlarına ve denetimlere dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin PERM dondurması, doğrudan Türkiye'yi hedeflemiyor; ancak küresel teknoloji işgücü piyasasındaki dalgalanmalar dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, son yıllarda nitelikli BT profesyonelleri için bir cazibe merkezi olma yolunda adımlar atıyor. ABD'deki belirsizlik, Hintli ve diğer ülke vatandaşı teknoloji çalışanlarının alternatif destinasyonlara yönelmesine neden olursa, Türkiye bu durumdan kısmi fayda sağlayabilir. Ancak Türkiye'nin göçmenlik ve çalışma izni süreçlerindeki bürokratik engeller, bu potansiyelin tam olarak kullanılmasını zorlaştırıyor. Ayrıca, ABD'deki yavaşlama, Hintli BT şirketlerinin Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına yönelmesine yol açabilir; bu da Türkiye'nin rekabetçi konumunu etkileyebilir. Uzun vadede, küresel yetenek hareketliliğindeki değişimler, Türkiye'nin teknoloji sektörü politikalarını gözden geçirmesini gerektirebilir.